Skip to main content
Donate Now

İki Türkmen Aktivistin Kaybolmasının Üzerinden Bir Yıl Geçti

Türkiye ve Türkmenistan'ın Cevaplaması Gereken Sorular Var

Türkmenistanlı aktivistler Aliser Sakhatov (solda) ve Abdulla Orusoy (sağda) © 2025 THF

24 Temmuz itibariyle, Alişer Sahatov ve Abdulla Orusov'un Türkiye'de kaybolmasının üzerinden tam bir yıl geçti. Aileleri hâlâ iki aktivistin nerede olduğuna ve akıbetine dair cevap arıyor. 

Sahatov ve Orusov, Türkmenistan'daki gelişmeler hakkında açıkça konuşan Türkmen aktivist ve blog yazarlarıydı; yolsuzluk, Türkmen güvenlik güçlerinin işlediği ihlaller, seyahat özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar ve yurt dışındaki Türkmen göçmenlerin yaşadığı zorluklar gibi konuları dile getiriyorlardı. 2018'den bu yana yaşadıkları Türkiye'den, hemen hemen hiçbir muhalefete tahammül etmeyen bir hükümet altında yaşayan pek çok Türkmenistanlı için birkaç bağımsız sesten ikisiydiler. 

Nisan 2025'te Türkiyeli makamlar, kaynağı ve nedenleri belirsiz ulusal güvenlik gerekçeleriyle iki aktivisti gözaltına aldı ve haklarında sınır dışı etme kararı verdi. Anayasa Mahkemesi, Türkmenistan'da karşılaşabilecekleri zulüm risklerini değerlendirirken bu sınır dışı etme kararını geçici olarak durdurdu. Kararın durdurulmasının ardından iki hafta içinde iki aktivist de kayboldu. 

Türkiyeli makamlar soruşturmalar açtı, ancak aradan bir yıl geçmesine rağmen iki aktiviste ne olduğuna dair kamuoyuna hâlâ hesap verilmiş ya da nerede oldukları tespit edilmiş değil. Nasıl kayboldukları hakkındaki bilgi eksikliği, ikisinin hukuka aykırı bir şekilde Türkmenistan'a nakledilmiş olabileceğine ve adil olmayan bir yargılama, insanlık dışı muamele ya da işkenceyle karşı karşıya kalmış olabileceklerine dair ciddi endişelere yol açıyor. 

Kaybolmanın yol açtığı ıstırap, kaybolan kişilerin çok ötesine uzanıyor. Sevdiklerinin hayatta olup olmadığını bilmeden dayanılmaz bir belirsizlik içinde bırakılan, teselli bulamayan ya da hesap sorma imkânı bulamayan aileler de acımasız bir muameleye maruz kalıyor. Haber alınamadan geçen her gün, bu acıyı derinleştiriyor. 

Türkmen makamları da kayıp iki vatandaşının akıbetini kamuoyuna açıklamadı ve Türkiye'den bilgi talep etme yönünde herhangi bir çaba gösterdiğine dair bir işaret vermedi. Bu arada Türkmenistan, barışçıl eleştirmenlerin gözdağı, keyfi gözaltı, hapis cezası ve sınır ötesi baskıyla karşılaştığı, dünyanın en baskıcı ülkelerinden biri olmaya devam ediyor. 

Türkiye, soruşturmayı acilen canlandırmalı, bulgularını kamuoyuyla paylaşmalı ve Sahatov ile Orusov'un nerede olduklarını tespit etmelidir. Türkiye, işkence, hapis cezası ya da diğer ciddi insan hakları ihlalleriyle karşılaşma riski bulunan aktivistleri ve diğer eleştirmenleri Türkmenistan'a sınır dışı etmeme veya başka şekillerde geri göndermeme yükümlülüğüne uymalıdır. 

Uluslararası toplum, hem Türkiye hem de Türkmenistan üzerinde cevap almak için baskı yapmaya devam etmeli; Türkmen makamları da bu iki kişinin gözaltında olup olmadığını kamuoyuna açıklamalıdır. 

Aradan bir yıl geçti. Sahatov ve Orusov'un akıbetine ilişkin belirsizlik ve ailelerinin çektiği acı son bulmalıdır. 

It has been a year. The uncertainty over Sakhatov’s and Orusov’s fate and the suffering of their families must end.

Your tax deductible gift can help stop human rights violations and save lives around the world.