This still image from video shows crowds of mourners carrying a coffin during funerals of protesters killed in earlier clashes in Daraa, March 26, 2011.

© 2011 Reuters

(Londra) - İnsan Hakları İzleme Örgütü bugün yaptığı açıklamada 25 ve 26 Mart 2011 tarihlerinde Dara ve çevre köyleri Sanameyn ve Tafas'ta göstericilerin üstüne ateş açan Suriye güvenlik güçlerinin en az 26 kişiyi öldürdüğünü ve Suriye insan hakları aktivistlerinin bildirimlerine göre 18 Mart'tan bugüne Dara vilayetindeki ölü sayısının bu son sayıyla birlikte en az 61'e yükseldiğini söyledi. Suriye resmi haber ajansının haberine göre 26 Mart günü  Lazkiye'de güvenlik güçleriyle göstericiler arasında çıkan çatışmalarda ise 12 kişi öldürüldü.

İnsan Hakları İzleme Örgütü Orta Doğu Direktörü Sarah Leah Whitson, "Suriye yetkilileri televizyonda reform sözü verirken, sokakta göstericileri kurşunlarla karşılıyor. Hükümet, göstericilere ateş etmekten vazgeçip baskıcı yasa ve uygulamalarını değiştirmeye başlayıncaya kadar protesto gösterilerinin durmayacağını anlamalı" dedi.


26 Mart'ta Lazkiye'de göstericilerle güvenlik güçlerinin karşı karşıya kalması sonucunda Suriye ordusu gece şehre sevkedildi. Bir Suriye yetkilisi Suriye resmi haber ajansı SANA'ya gösterici ve güvenlik güçlerinden 12 kişinin öldüğünü açıkladı. İnsan Hakları İzleme Örgütü iki Lazkiyeli ile görüştü ancak ikisi de korktukları için olaylarla ilgili detay vermekten kaçındı. Lazkiye'de televizyon kanallarına konuşan hükümet karşıtı göstericiler güvenlik güçlerini kendilere ateş açmakla suçlarken resmi görevliler ve hükümet yanlısı göstericiler de hükümet karşıtı göstericileri silah bulundurmak ve polise ateş açmakla suçladılar.

25 Mart sabahı onbinlerce gösterici Dara'da, bir önceki gün öldürülen göstericilerin cenaze töreni için biraraya geldi. İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne konuşan iki görgü tanığı, gösterinin sabah saatlerinde barışçıl bir şekilde sürdüğünü ancak göstericilerin valilik konutu önündeki meydanda bulunan Hafız Esad heykelini yıkmaya çalışmaları üzerine güvenlik güçlerinin gerçek mermilerle ateş açtığını söyledi. YouTube'a kimliği belirsiz kaynaklarca yüklenen video görüntülerinde göstericilerin heykeli devirmeye ve yakındaki meydanda bulunan Başkan Beşir Esad'ın resminin bulunduğu billboardu yıkmaya çalıştığı görülüyor. Videolarda, arka plandaki silah sesleri de duyuluyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün 26 Mart'ta konuştuğu bir Daralı da, 25 Mart gösterilerinin başlangıçta sakin geçtiğini söyledi. Kalabalığın, Dara'daki cenaze törenine katılmak üzere ilerleyen göstericilere güvenlik güçlerinin açtığı ateş sonucu bazılarının öldürüldüğü haberini almaları üzerine öfkelerini şimdiki başkanın babası olan eski başkan Esad'ın heykelinden çıkarmaya çalıştığını anlatan tanık, "Bize katılmak üzere ilerleyen göstericilerin öldürüldüğü haberi kalabalığı öfkelendirdi. Ve aralarından bazıları Başkan Hafız Esad'ın heykelini tahrip etmeye çalıştı. Bunun üzerine güvenlik güçleri ateş etmeye başladı ve ben de kaçtım" dedi.

Bir başka Daralı ise İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne Dara'daki olayda 14 kişinin öldüğünü söyledi, ancak İnsan Hakları İzleme Örgütü öldürülen göstericilerden yalnızca ikisinin adını öğrenebildi: Muhammed Ayşat ve Tarık Abu Ayş.

İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün görüştüğü bir Sanameynli köyünde yaşananları şöyle anlattı: Cenaze törenine katılmak için Dara'ya gidiyorduk ki yolumuzu kesen güvenlik güçleriyle karşılaştık. Durmadığımızı görünce bize ateş etmeye başladılar." Güvenlik güçlerinin köyünde 16 kişiyi öldürdüğünü söyledi. Agence France-Presse'e konuşan bir Suriye görevlisi Sanameyn'deki göstericilerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmada 10 kişinin öldüğünü söyledi ama daha fazla bilgi vermedi. İnsan Hakları İzleme Örgütü öldürülenlerden ikisinin adını öğrenebildi: Muhammed Zu'bi ve Yaser Sarruh.

Ayrıca İnsan Hakları İzleme Örgütü'yle konuşan Suriyeli bir aktivist 25 Mart'ta öldürülen bir göstericinin 26 Mart'ta düzenlenen cenaze töreni sırasında hükümet karşıtı göstericilerin Tafas'ta iktidar partisi Baas'ın merkez binasını ateşe verdiklerini söyledi. Anlatımına göre güvenlik güçleri kalabalığı dağıtmaya çalışırken iki göstericiyi öldürdü. Suriye hükümeti Tafas'taki olaylarla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı.

Kolluk Görevlilerinin Kuvvet ve Ateşli Silah Kullanımına Dair Birleşmiş Milletler Temel İlkeleri kolluk görevlilerinin yalnızca kişileri ve mülkü korumak için gerektiği kadar ve orantılı güç kullanmasına ve yalnızca kesinlikle engellenemediği takdirde, hayat kurtarmak için kasıtlı ölümcül güce başvurmasına izin vermektedir. Temel İlkelere göre hükümetler kolluk görevlilerinin kuvvet ya da ateşli silahları keyfi ve kanunsuz kullanmasını kriminal suç olarak cezalandırmalıdır.

"Bir heykele saldırmanın göstericileri öldürmeyi haklı çıkarmayacağını" söyleyen Whitson "Başkan Esad liderliği ele alıp güvenlik güçlerine hakim olmalı, göstericilere kanunsuzca saldırılmasından sorumlu olanları soruşturmalı ve bir hukuk mahkemesinde yargılanmalarını sağlamalıdır" dedi.

Hükümet geniş kapsamlı gösterilerin başladığı 16 Mart'tan bu yana çok sayıda göstericiyi gözaltına aldı. Her ne kadar şu an bazıları serbest bırakıldıysa da diğerleri hala gözaltında ve nerede tutuldukları bilinmiyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü yetkililerin derhal tutulmakta olanların adlarını, nerede tutulduklarını ve hala son olaylarla bağlantılı olarak gözaltında tutulanlar varsa bu kişilerin neyle suçlandıklarını açıklamaları gerektiğini belirtti.

Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği ve BM göstericilere yönelik şiddeti kınamış ve Suriye yetkililerinin gözaltında tutulanları serbest bırakması için çağrıda bulunmuştur.

İlgili hükümetler ve BM katliamı durdurmak için bu açıklamalarını somut adımlarla desteklemeli ve Suriye'ye yönelik her türlü silah ve güvenlik malzemesi ambargosu, hedefli yaptırımlar ve sürmekte olan ağır insan hakları ihlallerinden sorumlu bulunan Suriye görevlilerine seyahat yasağı ve işlenen suçlara ilişkin kapsamlı, bağımsız ve hızlı bir soruşturma yürütülmesine destek gibi yaptırımlar uygulamalıdır.

Whitson, "Şiddeti kınamak önemlidir ama katliamı sona erdirmesi için Suriye iktidarını ikna edecek somut adımlara ihtiyacımız var" dedi.