Sussan Tahmasebi

© Private

(New York) - 2010 Alison Des Forges Olağanüstü Aktivizm 2010 ödülünün sahibi Sussan Tahmasebi ödülünü hapisteki insan hakları savunucusu avukat Nasrin Sotoudeh ve diğer kadın aktivistlere adadı. İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) bu ödülü Tahmasebi'ye İran'da sivil toplumun ve kadın haklarının gelişmesi için yaptığı cesur çalışmaları nedeniyle vermiştir.

Tahmasebi, Sotoudeh'nin sağlığının her gün biraz daha kötüye gitmesinden duyduğu endişeyi dile getirdi. Sotoudeh, gözaltına alındığı 4 Eylül'den beri tecritte tutulmasını protesto etmek için 31 Ekim 2010'dan bu yana "kuru" açlık grevi yapıyor ve hiçbir şey yiyip içmiyor. Savcılar Sotoudeh'nin ulusal güvenliğe karşı çeşitli suçlar işlediğini iddia etmelerine rağmen bu suçlamaların neye dayanılarak yapıldığı konusunda herhangi bir açıklama yapmamıştır.

Tahmasebi "Nasrin Sotoudeh hem kendini hem de ailesini sık sık riske atma pahasına, hayatını sanık haklarını savunmaya adamış biridir. Şimdi ise sadece müvekkillerinin adil yargılanma haklarından taviz vermeyi reddettiği için parmaklıklar ardında" dedi.

Tahmasebi, eşi ve avukatıyla görüşmesine izin verilmeyen Sotoudeh'nin sağlığının hızla bozulduğunu söyleyerek, duruma acilen müdahale edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

2005 yılından bu yana, özellikle de Haziran 2009'daki şaibeli başkanlık seçiminden sonra İran hükümeti İranlı sivil toplum aktivistlerine, özellikle de kadın hakları savunucuları ve ayrımcı yasalara itiraz edenlere yönelik baskılarını arttırdı. Hükümet, ayrımcı yasaların iptali için çalışan bir taban hareketi olan Bir Milyon İmza Kampanyası'nın üye ve gönüllülerini tutuklamaktadır.

İnsan Hakları İzleme Örgütü Orta Doğu direktörü Sarah Leah Whitson "bugün hapiste tutulan İranlı kadınlar arasında insan hakları aktivistleri, avukatlar, gazeteciler ve öğrencilerin bulunduğunu" söyleyerek "bu insanların ortak noktaları kendilerini, ailelerini ve itibarlarını büyük riske atarak ısrarla adalet peşinde koşmalarıdır" dedi.

Tahmasebi, çalışmaları yüzünden hapis cezasına çarptırılmış diğer üç kadın hakkında da duyduğu derin endişeyi dile getirdi:

  • Bahareh Hedayat, Birliğin Güçlendirilmesi Ofisi (Tahkim-e Vahdat) Kadın Komisyonu'nun ilk sekreteri ve ulusal öğrenci birliği merkez komitesine seçilmiş ilk ve bugüne kadarki tek kadın. 30 Aralık 2009'da tutuklanan Hedayat çeşitli ulusal güvenlik suçları işlemekle itham edildi. Bunlar arasında "rejim karşıtı propaganda yapmak", "kamu düzenini bozmak", "yasadışı toplantılara katılmak" ve "başkana hakaret" gibi suçlar bulunuyor. Mayıs ayında 28 Nolu Devrim Mahkemesi Hakimi Moghiseh Hedayat'ı öğrenci ve kadın hakları bağlantılı çalışmaları nedeniyle dokuz buçuk yıl hapis cezasına çarptırdı. Temmuz ayında cezası temyiz mahkemesi tarafından onaylandı. Tutuklandığından beri parmaklıklar ardında bulunan Hidayet, hala cezasını tamamlamak için hapishanede.
  • Jila Baniyaghoub ödüllü bir gazeteci ve kadın hakları aktivisti. 20 Haziran 2009'da evlerine gelen güvenlik güçlerince eşiyle birlikte gözaltına alındı. Savcılık, yaptığı haberler nedeniyle onu "rejim aleyhine propaganda yapmak"la suçladı ve iki ay tutukluluğun ardından şartlı tahliye etti. Kocası Bahman Ahmadi Amoui ise yaptığı gazetecilik faaliyetleri nedeniyle çeşitli ulusal güvenlik suçları işlediği iddiasıyla aldığı beş yıl hapis cezasını tamamlamak üzere halen cezaevinde. 8 Haziran'da devrim mahkemesi Baniyaghoub'u bir yıl hapis cezasına mahkum etti ve 30 yıl boyunca gazetecilik yapmasını yasakladı. Ekim sonunda temyiz mahkemesi cezayı onayladı. Cezasının infazı henüz başlamadı.
  • Shiva Nazar Ahari İnsan Hakları Muhabirleri Komitesi'nde çalışmış bir insan hakları aktivisti. Uzun yıllardır yönetime muhalif bir din alimi olan Büyük Ayetullah Hüseyin Ali Muntazari'nin cenazesine katılmak için 20 Aralık 2009 günü bazı meslektaşlarıyla Kum kentine gitmek üzere otobüse binerken güvenlik güçleri tarafından tutuklandı. Savcılar Ahari'yi "suç işlemek amacıyla toplanmak ve komplo kurmak", "rejim aleyhine propaganda yapmak" ve muğlak bir tanımı olan muharebe (Allah'a karşı düşmanlık etmek) ile suçladı. Muharebe suçu ölüm cezası öngörmekte ve genellikle  devlete karşı silahlı örgüt üyesi olmakla suçlanan kişiler için kullanılmaktadır. 18 Eylül'de yargılandığı devrim mahkemesi Ahari'yi altı yıl hapis cezasına mahkum etti ve cezasını yaşadığı şehir olan Tahran'ın 800 km uzağındaki İzeh cezaevinde geçirmesine karar verdi. Ahari'nin avukatı kararı temyize götürdü.

Tahmasebi çeşitli hapis cezalarına çarptırılmış çok sayıda kadın aktivist ve gazetecinin durumlarına da dikkat çekti. Bu kadınlardan bazıları şunlar:

  • Aliyeh Eghdamdoust bir kadın hakları aktivisti ve 12 Haziran 2006'da Tehran'ın Haft-e Tir meydanında kadın hakları için yapılan barışçıl bir gösteriye katılmasının ardından ulusal güvenlik suçlarıyla bağlantılı olarak aldığı üç yıl hapis cezası nedeniyle hapiste.
  • Shabnam Madadzadeh ulusal öğrenci örgütü olan Tahkim-e Vahdat'ın Tahran Konseyi başkan yardımcısı. 20 Şubat 2009 tarihinde erkek kardeşiyle birlikte gözaltına alındı. Her ikisi de gerçekleştirdikleri öğrenci faaliyetleri nedeniyle muharebe ve "rejim karşıtı propaganda yapmak"la suçlandı. Bir yıl gözaltında tutulduktan sonra, Şubat ayında Hakim Moghiseh başkanlığındaki 28 Nolu Devrim Mahkemesi tarafından beş yıl hapis cezasına çarptırıldılar. 2 Ağustos'ta cezaevi yetkilileri Shabnam'ı  koşulları oldukça kötü olan Karaj'daki Rajai Shahr hapishanesine yolladı. Ailesinin çeşitli fiziki rahatsızlığı olduğu bildirilen Shabnam'ın sağlık nedeniyle tahliye edilmesi talepleri ise reddedildi.
  • Mehdie Golroo bir öğrenci hareketi aktivisti. Siyasi faaliyetleri nedeniyle üniversiteye devam etmeleri yasaklanan öğrencilerin haklarını geri kazanmaları için çalışan Eğitim Hakkını Savunma Komitesi üyesi. 3 Kasım 2009 tarihinden bu yana cezaevinde olan Mehdie Nisan 2010 tarihinde devrim mahkemesi tarafından ulusal güvenliğe karşı suçlardan mahkum edilerek 28 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bağırsaklarından rahatsız olduğu bildirilmesine rağmen cezaevi yetkilileri sağlık nedeniyle geçici tahliye talebini reddetti.
  • Jila Tarmasi çocuklarının gözaltına alınmasını protesto eden bir grup anneden biri. 9 Ekim günü evini basan güvenlik güçleri tarafından kızıyla birlikte gözaltına alındı. Kızı 12 gün sonra salıverildi ama Tarmasi hala gözaltında ve ailesiyle görüşmesine izin verilmiyor. Oğlunun gözaltına alınmasını protesto etmek için, şimdiki adı "Lale Parkı Anneleri" olan "Yas Tutan Anneler" grubuna katılmıştı. "Yas Tutan Anneler" grubu şaibeli 12 Haziran seçimlerinin ardından devlet şiddeti sonucu hayatlarını kaybeden çocukların anneleri tarafından Haziran 2009'da kuruldu. Tahran'daki Lale Parkı'nda sessiz protesto eylemleri yapıyorlardı ancak artık güvenlik güçleri eylem yapmalarına izin vermiyor.
  • Akram Zienali de "Yas Tutan Anneler" grubunun bir üyesi. O da 9 Ekim günü evini basan güvenlik güçleri tarafından kızıyla birlikte gözaltına alındı. Kızı 12 gün sonra serbest bırakıldı ama kendisi hala parmaklıklar ardında. Oğlu Saeed Zeinali 11 yıl önce Tahran Üniversitesi'nde patlak veren protesto eylemlerinin ardından gözaltına alındığında üniversite öğrencisiydi. O günden beri kayıp ve annesi yıllardır oğlunun akibetini öğrenmek için uğraşıyor.
  • Fatemeh Masjedi Kum kentinde yaşayan bir Bir Milyon İmza Kampanyası üyesi. Kadın haklarının gelişmesi için çalışan Masjedi "devlet karşıtı propaganda yaymak" ve "rejim karşıtı bir feminist grubu" desteklemekle suçlanarak 29 Ağustos günü bir yıl hapis cezasına çarptırıldı. Avukatı temyize başvurmak üzere hazırlanıyor; Masjedi henüz cezasını yatmak için cezevine girmedi.
  • Maryam Bidgoli de Kum kentinde yaşayan Bir Milyon İmza Kampanyası üyesi bir kadın hakları aktivisti. Masjadi ile birlikte tutuklanarak aynı suçlamalarla bir yıl hapis cezasına çarptırıldı. Avukatı temyize başvurmaya hazırlanıyor ve Bidgoli de henüz cezaevine girmedi.
  • Mahsa Amrabadi İran Yargı Erki Başkanı Ayetullah Sadegh Larijani'ye gönderdiği bir açık mektupta kocası Massoud Bastani dahil gazetecilerin yakalanmaları ve gözaltına alınmalarını eleştirmişti. 28 Nolu İran Devrim Mahkemesi'nden Hakim Moghiseh seçim sonrası gazetecilere yönelik baskılarla ilgili yaptığı röportajlar ve haberlerle bağlantılı olarak "ulusal güvenliğe karşı fiilleri" nedeniyle Amrabadi'yi Ocak ayında bir yıl hapis cezasına çarptırdı. Henüz temyize başvurmayan Amrabadi henüz cezaevine girmedi.
  • Hengameh Shahidi 15 Kasım 2009'da 26 Nolu Devrim Mahkemesi tarafından altı yıl hapis cezasına çarptırılmış bir gazeteci ve kadın hakları aktivisti. Güvenlik güçlerince 20 Haziran 2009'da Tahran'da gözaltına alınan Shahidi "yasadışı toplantılara katılmak", "rejim aleyhine propaganda yapmak" ve "başkana hakaret" gibi ulusal güvenliğe karşı çeşitli fiillerle suçlandı. Ailesinin ısrarlı başvuruları üzerine yetkililer Shahidi'yi, kalp rahatsızlıkları dahil çeşitli sağlık sorunlarının tedavi edilmesi için 28 Ekim günü Evin cezaevinden geçici olarak tahliye etti.

Tahmasebi İranlı yetkililere, geçen hafta güvenlik güçlerince tutuklanan gazeteci Nazanin Khosravani dahil, cezaevinde olan ya da "geçici gözaltı"nda tutulan herkesin serbest bırakılması ve yukarıda davaları özetlenen kadınların tümünün cezalarının iptal edilmesi için çağrıda bulundu.