(Buenos Aires) – İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) bugün yaptığı açıklamada, Arjantin yargısının, 28 Kasım 2018 günü, Yemen’de işlenen savaş suçlarında ve Suudi vatandaşlara yapıldığı iddia edilen işkencelerde  Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Salman’ın sorumluluğunun bulunup bulunmadığını tespit etmek amacıyla resmi bir soruşturma açmak üzere adım attığını duyurdu. Muhammed bin Salman G20 zirvesine katılmak üzere 28 Kasım günü Buenos Aires’e geldi. 

Federal savcı Ramiro Gonzales, kura ile atanmış bir soruşturma yargıcı olan, Yargıç Ariel Lijo’ya resmen başvurarak, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün Suudi ve Yemen hükümetlerinden iddiaları soruşturup soruşturmadıklarını soran, 26 Kasım tarihli yazısını incelemesini talep etti. Savcı Gonzales, ayrıca, Dışişleri Bakanlığından veliaht prensin diplomatik statüsü ile ilgili bilgi vermesini de talep etti.

Savcının kararının ardından, Hakim Lijo bilgi taleplerini Türkiye ve Yemen hükümetleri ile birlikte Uluslararası Ceza Mahkemsine de (UCM) ileterek, iddiaları soruşturup soruşturmadıklarını sordu. Yargıç Lijo, ayrıca Arjantin Dışişleri Bakanlığı’ndan Veliaht Prensin dokunulmazlık durumuna ve diplomatik statüsüne ilişkin bilgi istedi. Suudi Arabistan da, Yemen de UCM’nin üyesi değiller.

İnsan Hakları İzleme Örgütü Genel Direktörü Kenneth Roth, “Arjantin yargısı, Muhammed bin Salman gibi güçlü yetkililerin dahi hukukun üstünde olmadığına ve ağır uluslararası suç işlediklerine ilişkin kuşkular bulunduğunda, haklarında soruşturma açılabileceğini gösteren açık ve net bir mesaj  verdi,” dedi. Roth, “Veliaht Prens, G20’de paramparça olmuş itibarını tamir etmeye çalışırken, başının üzerinde bir kuşku bulutuyla dolaşacak; dünya liderleri hakkında savaş suçları ve işkenceden dolayı soruşturma açılabilecek biriyle fotoğrafçılara poz vermeden evvel iki defa düşünseler iyi olur,” şeklinde konuştu. 

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün yukarıda anılan yazısında Yemen’deki silahlar çatışmalar sırasında yaşanan insancıl hukuk ihlalleri anlatılıyor ki Muhammed bin Salman’ın, Suudi Arabistan’ın savunma bakanı olarak bu ihlallerden dolayı cezai mesuliyet taşıdığına hükmedilebilir. Yazıda ayrıca, Salman’ın, Suudi vatandaşlarına yapıldığı iddia edilen işkence veya diğer kötü muamele vakalarına karışmış olma ihtimali de vurgulanıyor ki, gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın işkenceyle öldürülmesi iddiası da bu vakalar arasında yer alıyor.

Savcılığın yazılı kararında devletlerin savaş suçu ve işkence iddialarını soruşturma yükümlülüğü özetleniyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne göre, savcılığın kararı, bu yönüyle, evrensel yargılama yetkisi ilkesini açık ve kuşkuya hiç yer bırakmayacak bir şekilde teyit ediyor. Söz konusu ilke uyarınca, ülkedeki yargı makamları, uluslararası suçlar nerede işlenmiş olursa olsun ve şüphelilerin ve onların mağdur ettiği kişilerin tabiyetlerine bakmaksızın, uluslararası suçları soruşturma ve bu suçlarla ilgili dava açma yetkisini haiz.

Mezalimlerin faillerinden hesap sormak, başvuracak başka bir yeri olmayan mağdurların hak arayışlarına yanıt vermek, başka suçların işlenmesini caydırmak ve ülkelerin insan hakları ihlalcileri için güvenli limanlara dönüşmesini engellemek amacıyla gösterilen uluslararası çabalarda, evrensel yargılama yetkisi davaları, giderek daha önemli bir rol oynamaya başladılar.

Arjantin Dışişleri Bakanlığından, Veliaht Prensin Arjantin’deki diplomatik statüsü hakkında bilgi istenmesinin nedeni, davanın doğrudan Arjantin Anayasa Mahkemesi tarafından görülmesi gerekip gerekmediğini belirlemek. Arjantin Anayasasına göre, yabancı yetkililerin karıştığı bazı davalarda, yargılama yetkisi münhasıran Anayasa Mahkemesi’ne ait.

Yargı makamlar resmen soruşturma açma yönünde bir karar verirse, federal soruşturma yargıcı Muhammed bin Salman’ın uluslararası suçlardaki rolü hakkında daha fazla delil toplamaya başlayacak.

Medya’da çıkan haberlere göre Arjantin dışişleri bakanlığı Muhammed bin Salman’ın G20 zirvesine katılmak için dokunulmazlığının bulunduğunu, zira kendisinin, Arjantin’in de taraflarından olduğu 1969 tarihli Özel Diplomatik Misyonlar Sözleşmesi’nin kapsamında bir diplomatik temsilci olduğunu belirtti. Söz konusu sözleşmeye göre “Evsahibi devlet, herhangi bir zamanda ve kararı hakkında açıklama yapma zorunluluğu bulunmaksızın, gönderici devlete, gönderici devletin herhangi bir temsilcisi’nin... persona non grata (istenmeyen kişi) ilan edildiğini bildirebilir.” Gönderici Devlet, bu durumda “ya söz konusu kişiyi geri çağırır, ya da heyetteki görevine son verir,” ki bu durumda kişinin dokunulmazlığı son bulur.  

İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne göre, halen geçerli olan dokunulmazlıklar, vakanın soruşturulmasına engel teşkil etmemelidir. Savaş suçları veya işkence iddiaları konusunda bir soruşturma açılacak olursa, Muhammed bin Salman’ın dokunulmazlığının kaldırılması için yargıya başvurmak mümkündür, zira böylesi bir soruşturma, ağır uluslararası suçlar söz konusu olduğunda, dokunulmazlığın sınırlarının ne olduğu konusunda önemli bir hukuki meseleyi gündeme getirecektir.

Roth, “Arjantin’in yargı makamları, Arjantin’in iç hukuku ve uluslararası hukuk çerçevesinde hızla hareket etmeli ve en ciddi suçlar söz konusu olduğunda hesap verebilirlik ilkesine bağlı olduklarını göstermelidir,” dedi.