© 2011 Human Rights Watch

(New York) – İnsan Hakları İzleme Örgütü Halep Vilayetini ziyaretini takiben bugün yaptığı açıklamada, silahlı muhalif grupların Halep, Lazkiye ve İdlib'de gözaltında tuttukları kişilere işkence ve kötü muamele yaptıklarını ve yargısız infazlar gerçekleştirdiklerini söyledi. Silahlı çatışma esnasında gözaltına alınan kişilere işkence yapılması ve yargısız veya kısa yoldan infaz edilmesi savaş suçudur; bunun yaygın ve sistematik olduğu durumlar ise insanlığa karşı işlenmiş suçu teşkil eder.

Muhalefet liderleri İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne insan haklarına saygılı olacaklarını ve ihlalleri durdurmak için tedbirler aldıklarını ifade etti; ancak İnsan Hakları İzleme Örgütü kimi muhalefet liderlerinin yargısız ve kısa yoldan infazlara müsamaha gösterdiklerine, hatta görmezden geldiklerine işaret eden açıklamalarından duyduğu derin endişeyi dile getirdi. Yargısız infazlara ilişkin kanıtlar kendilerine sunulduğunda, üç muhalefet lideri İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne öldürülen kişilerin öldürülmeyi hakettiklerini ve yalnızca en kötülerin infaz edildiğini söyledi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü Orta Doğu direktörü Nadim Houry“muhalif grupların insan haklarına saygı göstermek istediklerini beyan etmeleri önemlidir, ama gerçek sınav muhalif liderlerin ne şekilde hareket ettikleridir” diyerek, “Suriye muhalefetine yardım edenlerin bu ihlalleri kınamasının özellikle gerekli” olduğunu ifade etti.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Suriye muhalefetinin askeri ve sivil liderlerinin muhalif grupların işkence ve infaz uygulamalarını sona erdirmek için bu tür fiilleri kınamak ve yasaklamak da dahil olmak üzere mümkün olan her türlü tedbiri bir an evvel alması gerektiğini söyledi. Muhalefet liderleri ihlalleri araştırmalı, sorumlulardan uluslararası insan hakları hukuku doğrultusunda hesap sormalı ve  gözaltı konusundaki saygın uluslararası gözlemcileri kendi kontrolleri altındaki bütün gözaltı tesislerini ziyaret etmek üzere davet etmelidirler. Silahlı muhalif grupların insan haklarına ve uluslararası insancıl hukuka saygıyı destekleyen davranış kurallarını benimsemesi ve uygulamaya koyması teşvik edilmelidir.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, araştırma bulgularını ve detaylı tavsiyelerini Ağustos ayında Halep'in kuzeyinde muhalefet liderleriyle yaptığı toplantılar sırasında ve ayrıca 21 Ağustos 2012 tarihinde bazı muhalefet liderlerine gönderdiği bir mektupla sundu. Halep Vilayeti Askeri Konseyi, yazılı olarak ilettiği cevabında, sunulan bulgular ışığında Özgür Suriye Ordusu'na mensup gruplar nezdinde (ÖSO) insancıl hukuka ve insan haklarına olan bağlılıklarını bir kez daha vurguladıklarını, gözaltı koşulları ve uygulamalarını gözden geçirmeleri için özel komiteler tesis etmekte olduklarını ve “yönergelere aykırı” davrananları fiillerinden sorumlu tutacaklarını ifade etti.

İnsan Hakları İzleme Örgütü muhalif gruplara maddi destek veren veya silah sağlayan ülkelerin, muhalefete uluslararası insan hakları ve insancıl hukuka bütünüyle uygun davranmalarını beklediklerini anlatan güçlü bir mesaj vermeleri gerektiğini söyledi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü muhalif güçlerce gerçekleştirilmiş ondan fazla yargısız ve kısayoldan infazı belgeledi. Lazkiye'deki Ansar Muhammed taburundan iki ÖSO savaşçısı, bunlara bir örnek olarak birliğin Haziran 2012'de Haffa'daki bir polis karakolunu basmasının ardından dört kişinin -ikisi derhal, diğerleri ise bir yargılamadan sonra olmak üzere- infaz edildiğini İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne anlattı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün muhaliflerin idaresindeki iki gözaltı tesisinde görüştüğü 12 tutukludan altısı, gözaltı tesislerinden sorumlu ÖSO savaşçıları ve subaylarının kendilerine işkence ve kötü muamele yaptıklarını, en çok da falakaya yatırdıklarını anlattı. Kötü muamele uygulamasının tutukluların sivil muhalefet yetkililerine sevkedilmesi öncesindeki süre zarfında, gözaltı sürecinin ilk aşamalarında, daha yaygın olduğu anlaşılıyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, görüşmeler sırasında kötü muameleye uğradıklarını inkar eden altı tutuklunun anlatımlarındaki tutarsızlıklar ve işkence yapıldığını gösterir belirgin yaraları nedeniyle, ÖSO savaşçılarının ve hapishane yetkililerinin bu altı kişiden en azından bazılarına da işkence veya kötü muamele yaptığı kanısını taşıyor.

ÖSO'nun Ağustos ayında gözaltına aldığı “Sameer” İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne şunları anlattı:

Beni yakalayan ÖSO savaşçıları beni önce üslerine götürdü. Orada başka bir tutsakla birlikte bir gece geçirdim. Beni çok dövdüler; tahta bir sopayla ayak tabanlarıma vurdular. Bu yaklaşık iki saat devam etti. Önce itiraf etmeyi reddettim ama sonra mecbur kaldım. İtiraf edince beni dövmekten vazgeçtiler.

İnsan Hakları İzleme Örgütü ayrıca, silahlı muhalif gruplarca gözaltında tutuldukları bildirilen kişilerin uğradıkları fiziki şiddet izlerini gösterdiği YouTube sitesindeki 25'ten fazla videoyu inceledi. Örgüt bu videoların orijinal olup olmadığını bağımsız yollardan doğrulayamıyor.

Halep Vilayeti Devrim Konseyi başkanı, İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne yetkililerin tutsaklara işkence yapmadığını ve onları infaz etmediğini,ancak, yaralanmaya yol açmadığı falakanın için “caiz” olduğunu söyledi. İnsan Hakları İzleme Örgütü ayak tabanlarına vurmak suretiyle dayağın (falakanın) işkence sayıldığını ve uluslararası hukuk uyarınca yasadışı olduğunu kendisine anlattığında, Konsey başkanı ÖSO savaşçılarına ve gözaltı tesislerinden sorumlu olanlara bu dövme biçimine izin verilmediğini bildiren yeni talimatlar ileteceğini söyledi.

Houry “Suriye muhalefeti bize defalarca hükümetle savaşma sebeplerinin rejimin gerçekleştirdiği korkunç insan hakları ihlalleri olduğunu söyledi. Şimdi muhalefetin bu söylediğinin gerçekten arkasında durduğunu göstermesinin zamanıdır” dedi.

Yerel muhalefet yetkilileri İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne tutuklular hakkındaki suçlamaları incelemeleri ve hüküm vermeleri için yargı şuraları görevlendirdiklerini anlattı. Kimi şehirlerde bu yargı şuraları icraatlarında tamamen Şeriat yasalarına dayanıyorlar. Başka şehirlerde ise bu şuralar, medeni hukuku ilgilendiren meselelerde Şeriat yasalarına başvururken ceza hukukuna ilişkin  (kriminal) meselelerde Suriye ceza yasasından faydalanıyorlar.

Tutukluların ve yargı şuraları üyelerinin bu yargılamalara ilişkin anlatımları, yürütülen duruşmalarda,  hukuki temsil hakkı ve kişinin savunmasını hazırlamasına ve aleyhindeki tüm kanıt ve tanıklara itiraz etmesine imkan verilmesi gibi uluslararası yargılama usulü standartlarının karşılanmadığını gösteriyor.

Devlet dışı silahlı gruplar dahil olmak üzere, çatışmalarda yer alan tüm silahlı kuvvetlerin uluslararası insancıl hukuka uygun davranması gerekmektedir. ÖSO'nun, en azından İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün araştırma yürütmüş olduğu bölgelerdeki örgütlenme ve hakimiyet seviyesine bakıldığında, uluslararası insancıl hukuka saygılı davranılmasını sağlayacak kapasiteye sahip olduğu görülmektedir.

Birtakım ülkeler Suriye'deki silahlı muhalif gruplara mali ve askeri destek sağlamakta. Suriye muhalefeti aktivistleriyle yapılan görüşmeler ve basında yer alan haberlere göre, Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye bazı silahlı gruplara aktif olarak destek veriyor. ABD, İngiltere ve Fransa da muhalif grulara öldürücü silah niteliğinde olmayan yardım sözü verdi. İnsan Hakları İzleme Örgütü, muhalif gruplara destek sağlayan ülkelere, bu grupların gerçekleştirdiği insan hakları ve insancıl hukuk ihlallerini alenen kınamaları için çağrıda bulunuyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Suriye hükümeti güvenlik güçleri ve yetkililerinin gerçekleştirdiği yargısız infazlar ve sivillere yönelik diğer adam  öldürme, zorla kayıp etme, işkencevekeyfi gözaltıgibi yaygın ihlalleri defalarca belgelemiş ve kınamıştır. Örgüt, hükümet güçlerinin insanlığa karşı suçlar işlediği sonucuna varmıştır.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Suriye'deki durumu hem hükümet hem muhalif güçlerin işlediği ihlalleri soruşturma yetkisine sahip olan Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) sevk etmesi gerektiğini söyledi. Rusya ve Çin de buna  destek vermelidir.

Houry “Durumun UCM'ne sevk edilmesi, UCM'ne hem hükümetin hem de muhalefetin işlediği suçları soruşturma yetkisi verecektir. Bu, Suriye'de yaşanan ihlallerle ilgili olarak eğer gerçekten kaygı duyuyorlar ise, Rusya dahil tüm Güvenlik Konseyi üyelerinin üstünde kolaylıkla anlaşmaya varacakları bir tedbir” dedi.