© 2011 Human Rights Watch

(New York) - İnsan Hakları İzleme Örgütünün bugünkü açıklamasına göre, Suriye güvenlik güçlerinin ve yandaşlarının uyguladıkları yoğun baskılar sonucu Suriye'nin üçüncü en büyük şehri olan Homs'ta 17 Haziran'dan bu yana en az 21 kişi öldürüldü. Görgü tanıkları ve Suriye yerel insan hakları örgütlerinin belirttiğine göre 1 Temmuz günü güvenlik güçleri ve şebbiha adı verilen devlet yanlısı silahlı güçler en az üç göstericiyi silahla vurarak öldürdüler.

Homs'ta süregiden gösteriler esnasında, güvenlik güçleri göstericileri coplarla tartakladı, özel mülkleri tahrip etti ve göstericilerin saklandıklarından kuşkulandıkları evlere baskınlar düzenlediler. Genellikle taksilerin içindeki sivil giyimli güvenlik güçleri göstericileri gözaltına aldı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü Ortadoğu direktörü Sarah Leah Whitson, "Güvenlik güçleri halen en temel kanunların da üzerindeyken, Beşşar el-Esad'ın siyasi katılımın önünü açacak kanunlar çıkaracağı sözü içi boş bir vaatten öteye gitmiyor" dedi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Suriye hükümetine güvenlik güçlerinin ölçüsüz güç kullanımını derhal engellemesini ve özgür ifade haklarını kullandıkları için tutuklanan herkesin bir an önce serbest bırakılmasını istedi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü son olarak Homs'ta güvenlik güçlerinin kullandığı sıkı güvenlik tedbirlerine tanık olan, birisi el-Bar hastanesinde çalışsan ve yaralıları tedavi eden bir doktor  olmak üzere yedi kişiyle görüştü. Suriye yetkililerinin Suriye'ye girişi ve insan hakları örgütlerine erişimi engellemesi İnsan Hakları İzleme Örgütü'nü telefon yolu ile veya komşu ülkelere kaçan mültecilerden bilgi almaya zorluyor.

Bir görgü tanığı 1 Temmuz günü günü güvenlik güçlerinin el-Karabis mahallesinde toplanan göstericilerin üzerine ateş açması sonucu öldürülen Diya el-Naccar'ın ölümünü şöyle anlatıyor: "Diya el-Naccar kafasına isabet eden bir kurşunla tam gözümün önünde öldürüldü. Keskin nişancı göstericilerin dört beş metre uzağında duran bir Land Cruiser'ın içindeydi".

El-Naccar'ın cesedi Homs el-Bar hastanesine götürüldü. Hastanede çalışan bir hekimin İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne teyit ettiği üzere, el-Naccar kafasına isabet eden bir kurşun sonucu öldürülmüş. Aynı hekimin açıklamasına göre 1 Temmuz günü saat 18.00'de kurşunla yaralanmış olan 10 gösterici hastaneye getirilmiş.

Homs'lu aktivistlerin bildirdiğine göre Velid el-Seyyid ve Nadir Said isimli iki gösterici de aynı gün Bab el-Siba mahallesinde öldürüldü.

Tanıkların ve yerel insan hakları örgütlerininn İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne bildirdiği üzere güvenlik güçleri ve devlet yanlısı silahlı güçler 17, 20, 21 ve 24 Haziran tarihlerinde en az 18 kişiyi öldürdüler.

Mart ortasında Suriye'de gösteriler başladığından beri İnsan Hakları İzleme Örgütü ülkenin birçok yerinde kimi durumlarda tutuklunun ölümüne sebebiyet veren birçok gözaltında işkence vakası tespit etti.  16 Haziran tarihinde, Suriye güvenlik güçleri 6 Mayıs'ta Homs'taki bir gösteride tutuklanan Tarık Ziyad Abdülkadir'in cesedini iade ettiler. You Tube'a yüklenen video görüntüleri dayak ve işkence izlerini göstermektedir.

Homs'ta hükümet karşıtı gösteriler Mart ayının sonundan beri devam ediyor. 19 Nisan tarihinde şehir merkezindeki Yeni Saat Kulesi Meydanında (sahat el-saa) gece boyu süren barışçıl oturma eylemini güvenlik güçlerinin zor kullanarak dağıtması ve17 göstericiyi öldürmesi olayını takiben, göstericiler daha çok şehir merkezinin dışındaki mahallelerde toplanmaya başladılar.

Kolluk Görevlilerinin Kuvvet ve Ateşli Silah Kullanımına Dair Birleşmiş Milletler Temel İlkeleri'ne göre, güvenlik güçleri sadece insan yaşamının korunması için gereken en elzem durumlarda ölümcül güç kullanabilirler ve kullanılan güç kısıtlı tutularak tehdit ile orantılı olarak kullanılmalıdır.

Whitman "Suriye resmi makamları göstericileri ‘silahlı çete'ler olmakla itham ediyor, fakat insanları terörize edenler aslında resmi makamların emniyet güçleridir." diye belirtti.

Göstericilere Ateş Açılması

17 Haziran günü, Göstericiler öğle namazından sonra Homs'ın birçok farklı mahallesinde toplanarak Yeni Saat Kulesi Meydan'ına doğru yürüyüşe geçmişlerdi. Bir görgü tanığının İnsan hakları İzleme Örgütüne belirttiği üzere

Halidiye mahallesindeki al-Nur camisinden başlayan büyük bir yürüyüş vardı. Güvenlik güçleri ana yolları kapatmışlardı ve şehrin farklı yerlerinden gelen göstericilerin ortak bir noktada buluşmamaları ve beraber yürüyüşe geçmemeleri için her yere kontrol noktaları koymuşlardı. Göstericilerin barikatları aşmaya çalışmaları ile birlikte güvenlik güçleri ateş etmeye başladı. Güvenlik güçlerinin bazıları makineli silah kullanıyordu.

Aktivistlerin İnsan Hakları İzleme Örgütüne verdiği bilgiye göre aynı gün yaşamını yitiren altı göstericinin isimleri şöyle: Yusuf Muhammed Gazul, Halid Asker, Ammar Ahmed Dabus, ve sırasıyla Zarur, Şeyh el-Suk, el-Sıbai ailelerinden birer erkek. Udey el-Halid ise kendisini tedavi eden doktorun belirttiği üzerine aynı gün ağır bir şekilde yaralanmış ve 24 Haziran'da hayatını kaybetmişti

20 Haziran günü, güvenlik güçleri el-Halidiyye mahallesinde toplanarak Beşşar el-Esad'ın bir gün önceki konuşmasını protesto eden göstericileri dağıtmak için gözyaşartıcı bomba, dayak ve  canlı mühimmat kullandılar. Bir Homs'lunun İnsan Hakları İzleme Örgütüne belirttiğine göre,

O gün mahallede iki ayrı gösteri vardı (20 Haziran). Önce rejim yanlısı bir yürüyüş, bir saat sonra ise muhalif bir yürüyüş. Resmi görevlilier, rejim yanlısı yürüyüş için sivil kıyafetli kamu çalışanları, ordu ve güvenlik güçlerini yürüyüşe getirdiler. Bu yürüyüş çok kısa sürede dağıldı.

Daha sonra, rejim karşıtı yürüyüş başladığında ise içinde polis üniformalı ve kalaşnikovlu 14 kişinin olduğu beyaz bir minibüs ortaya çıktı. Önce göz yaşartıcı bomba attılar, sonra da ateş açmaya başladılar. Ben komşu binanın damındaydım. Güvenlik güçleri sokakta gördükleri herkesi tutukluyorlardı. Güvenlik güçleri o gün 9 kişiyi öldürdüler. Ben ölülerin hiçbirni görmedim, ama biri doktor olan iki arkadaşım yollardaki ölüleri topladılar.

İnsan Hakları İzleme Örgütü 20 Haziran tarihinde öldürülen kişilerin isimlerine ulaşamadı.

20 Haziran günü rejim karşıtı başka bir gösterinin de yapıldığı el-Guta mahallesinden bir görgü tanığı, güvenlik güçlerinin gösteriler bittikten sonra dahi özel mülkü nasıl tahrip ettiğini şöyle anlattı:

Özel arabalar caddelere güvenlik güçlerinin girmesini engellemek için yolları kapatmışlardı. Güvenlik güçleri eylemin yapıldığı yere geldiğinde, sayısı 500'e varan göstericiler hemen dağıldılar. Gözyaşartıcı bomba falan yoktu, herkes hızla kaçtı. Güvenlik güçleri yeşil haki ünifomalı ya da sivil kıyafetliydi. Ben kendim 100 tanesini gördüm, onun dışında mahallenin dışında bir ya da iki otobüs daha vardı. Sivil kıyafetli olnlar önce geldiler. Çöp konteynerlerini devirip bütün çöpü sokağa dökerken, (Beşşar el-Esad'ın halka hitaben yaptığı konuşmada rejim karşıtı göstericilere yönelik kullandığı "mikroplar" lafına atıfta bulunarak)" Mikroplar, çöpünüzü kendiniz temizleyin" diye bağırıyorlardı. 

21 Haziran günü muhaliflerle rejim yanlısı gösteri yapanlar arasında çatışma yaşandı. İki görgü tanığının belirttiğine göre, güvenlik güçleri çatışmaya müdahele etti ve göstericilere ateş açtılar. Bir görgü tanığı şunları belirtti:

Biz yeniden (21 Haziran) günü de gösteri yaptık, çünkü aynı gün rejim yanlılarının da bir gösterisi olacaktı ve biz de bir tane yapmak istedik. Bizim rejim karşıtı gösteri Maskuf çarşısı ve Ulu Cami'den başladı, rejim yanlısı ise olan Şükrü Kuvvetli mahallesinden başladı. Her ki grup da şehir merkezine geldiğinde, karşılıklı bağırmaya, küfürleşmeye ve birbirlerini yumruklamaya başladılar. Tam bu noktada güvenlik güçleri müdahale etti ve ateş açmaya başladı, ama sadece rejim karşıtlarının gösterisine doğru. Üç kişinin öldüğünü duydum ama ben gözümle görmedim.

Yerel aktivistlerin belirttiğine göre 21 Haziran günü Homs'ta beş kişi öldürüldü: Muhammed Ratip al-Drubi, Şakir Sahlul, Abdullah Garbel, Muhammed al-Cudi ve el-Rıfai ailesinden birisi.

Güvenlik güçlerinin zor kullanma biçimi göstericilerin sokağa döküldüğü bir gün 24 Haziran'da da kendini gösterdi. Homs'taki büyük stadyuma yakın olan Melaab mahallesinden bir görgü tanığının anlattığına göre:

El-Melaab mahallesindeki Ömer el-Hatab camiinde öğle namazına gittim. Güvenlik güçlerinin otoüusleri 200 m. önümüzdeydi. Cuma namazını bitirdikten sonra caminin giriş kapılarından birinin önünde toplanarak gösteriye başladık. Ana caddede beş metre yürüdükten sonra, güvenlik güçleri gözyaşartıcı bomba atmaya başladılar. Bir tanesi caminin avlusuna düştü. Daha sonra güvenlik güçleri bize kaya atmaya başladılar, göstericiler de kayaları onlara geri atmaya. Aramızda yaklaşık 200 m. vardı. Daha sonra güvenlik güçleri silahlarıyla üzerimize ateş etmeye başladılar.

Yerel aktivistlere göre Homs'ta ve civarında o gün 7 kişi öldü: Tamir Zakarit, Mahir Ratib el-Arabi, yaş 17, Velid Halif al-Muat, Muhsin Halid el-Zeyn, Abdülhamid İdris, Muhsin Halif, yaş 16 ve Ahmet Halif, yaş 58.

Keyfi Tutuklamalar ve Gözaltında Ölüm

24 Haziran tarihinde Homs'un Bab Amro'ya yakın olan el-İnşaat mahallesinde yaşayan birinin tanıklığına göre güvenlik güçleri sokak ortasında bir kişiyi tutukladı:

Abdülhamid el-Zehrawi Lisesinin önünde arabamın içindeydim. Göstericilerle güvenlik güçlerinin çatıştığı alanın yanındaydım. Güvenlik güçleri göstericilere kaya atıyorlardı. Bu şekilde 10 dakika devam ettiler, sonra tüm göstericiler kaçmaya başladı. Ben olduğum yerde kaldım, sonra aniden sokağa bir taksi girdi ve önümde durdu.

Sivil giyimli iki adam arabadan indi ve okulun önünde yürüyen bence yaşı 18-20 gibi olan bir adamı yakaladılar. Adam hiçbir şey yapmıyordu, sadece okulun önünde yürüyordu.  O sırada üniformalı yedi polis geldi ve adama sert bir şekilde vurdular. Adamı güvenlik güçlerinden birinin otobüsüne koydular. Ben "taksinin" plakasını aldım: Homs 747191.

29 Haziran günü geceyarısı sularında, güvenlik güçleri el-Guta mahallesine girdiler ve genç bir adamı yakaladılar. Gözaltını balkonundan gören bir görgü tanığının İnsan Hakları İzleme Örgütüne anlattığına göre:

Yeşil üniformalı beş güvenlik gücünü taksiden inip 20'li yaşlarında olan Anas Alcin isimli bir komşumuzu gözaltına alırken gördüm. Anas ev elbiseleri ve terlikleriyle sokakta apartmanının önünde sokağın aşağısındaki bir gösteriyi izliyordu. Gösterilere hiç katılmamıştı.

Güvenlik güçleri bir taksinin içinden indiler ve taksi uzaklaştı. Anas'ı sopalarla dövmeye başladılar. Balkonlarından Anas'ın çığlıklarını duyan insanlar, güvenlik güçlerinden Anas'ı bırakmasını istediler, bunun üzerine güvenlikçiler bu insanlara küfretmeye ve bağırmaya başladılar. Güvenlik güçleri sokağın ortasında durup yoldan geçen arabaları durdurmaya çalıştılar. Önce bir minibüs durdu. Minibüsün şöförü ve yolcuları halen minibüsün içindeyken, Anas'ı minibüse koydular. Bir komşunun dediğine göre el-Guta'da da Sami Derbas ve Abbas ailesinden bir adam olmak üzere iki kişiyi yakalamışlar.

Bab el-Siba mahallesinden bir aile dostu, gözaltında öldürüldükten sonra cesedi ailesine 16 Haziran tarihinde teslim edilen Tarık Ziyad Abdülkadir'in cenazesine katıldı. Bu kişinin İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne belirttiği üzere:

Tarık ayağından vuruldu ve Abbara ailesinden bir arkadaşıyla beraber gözaltına alındı. Tarık daha sonra gözaltında öldü. Her ikisi de 23 yaşındaydı. Gözaltına alındıktan bir gün sonra, ailesi hastanelerde Tarık'ı aramaya başladı, fakat hiçbir yerde Tarık'ın izine rastlamadılar. Devlet Hastanesi 16 Haziran'da  ailesine telefon açarak Tarık'ın ölü bedenini almalarını istedi. Ailesi cesedini hastaneye kimin teslim ettiğini sorduğunda, hastane bilmiyoruz, dedi. Daha sonra anladılar ki, Tarık 10 gün gözlatında tutulduktan sonra ölmüş. Bunu da Tarık'ın sakalının uzunluğundan anladılar, çünkü Tarık berber olan kuzenine 6 Mayıs Cuma günü camiye gitmeden önce traş olmaya gitmiş. Cesedi ailesine teslim edildiğinde ise sakalı 10 günlük sakal boyuna ulaşmıştı. Devlet Hastanesinde çalışan bir adam Tarık'ın cesedinin bir ay boyunca Homs Askeri Hastanesinde tutulduğunu ama daha önce nerede olduğunu bilmediğini söylemiş.