(Istanbul, 5 Aralık 2008) - İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) bugün yayınladığı raporda polisin yurttaşlara şiddet uygulamasında artış olduğunu ve bu eğilimin Türk hükümetinin ihlalcilerden hesap sormamasıyla bağlantılı olduğunu söylüyor.

 "Adalete Karşı Safları Sıklaştırmak - Polis Şiddetiyle Mücadele Önündeki Engeller" başlıklı 80 sayfalık raporda, 2007 yılının başından bugüne dek yaşanan 28 ayrı polisin kötü muamelesi vakası ve bu ihlallerin soruşturulma süreci belgeleniyor. Raporda yer alan vakalar arasında polisin - bazıları ölümle sonuçlanan- ateşli silah kullanımı, göstericilere kötü muamele ve aşırı güç kullanarak müdahalesi ve kimlik kontrolleri sırasında ve sonrasında yaşanan kötü muamele vakaları yer alıyor. Polis hakkında suç duyurusunda bulunanların ise kendilerini polise "görevi yaptırmamak için direnme" suçuyla yargılanırken bulmaları oldukça sık karşılaşılan bir durum.

Amateur camera footage shows police beating 15-year-old M.K. (name withheld) at Van bus station during Newroz/Nevruz (Kurdish new year) celebrations in Van, on March 22, 2008. Celebrations were banned in Van on the order of the governor's office. Police used disproportionate force against those who assembled in spite of the ban and also against onlookers, indiscriminately beating them and firing rounds of plastic bullets and in some instances live ammunition. M.K and his father were interviewed by Human Rights Watch for the report "Closing Ranks against Accountability: Barriers to Tackling Police Violence in Turkey". © 2008 DİHA

İnsan Hakları İzleme Örgütü Başkanı Kenneth Roth, "Türkiye, polisin her an silahını çekebileceği ve şiddet kullanabileceğine dair algısıyla mücadele etmelidir " diyerek "Bunun da ancak ceza yargı sisteminin polisi bu tür ağır suçlar işlediğinde sorumlu tutmasıyla mümkün olabileceğini". Vurguladı.

Türkiye'de polis şiddeti, Haziran 2007'de Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanununda yapılan değişiklik sonucu polise ölümcül güç kullanma konusunda geniş takdir yetkisi verilmesi ve keyfi durdurma- - arama uygulamasının teşvik edilmesiyle birlikte arttı. Rapor için yapılan araştırmanın tamamlandığı Haziran 2008'den bugüne Ankara, İstanbul, Adana, Bursa ve Antalya gibi illerde polisin silah kullandığı çok sayıda olay meydana geldi. Bunların yedisi ölümle sonuçlandı.

Suç duyurusunda bulunulduğunda ihlallerle ilgili yeterli soruşturma yapılmaması, sorunu daha da büyütüyor. Raporda polisin delilleri karartma, tahrif etme veya sahte delil üretmeye çalışarak soruşturmalara müdahale etmesinin de sıklıkla görülen bir olgu olarak belgeleniyor. Savcılık soruşturmaları aylarca, hatta bazen yıllarca sürebiliyor ve genellikle takipsizlikle sonuçlanıyor. Kovuşturma başlatılsa bile davalar yıllarca devam ediyor ve mahkumiyet oranları ise son derece düşük. Mahkumiyet kararı çıktığında ise nadiren hapis cezası veriliyor.

Roth, "Görüştüğümüz polis şiddeti mağdurları bize sık sık polisin kendilerini ‘dokunulmaz' gördüğünü söyledi. Bu algı ancak yasaları ihlal eden polislerin cezalandırılmasıyla değişebilir" dedi.

Türkiye, Avrupa Birliği üyeliği yolunda, şartları yerine getirme motivasyonuyla son beş yıl içinde yasalarda ve gözaltı düzenlemelerinde önemli değişiklikler yaptı ve gözaltında tutulanlara yönelik koruyucu tedbirlerde iyileştirmeye gitti. Yapılan değişiklikler terörle mücadele kanunu kapsamındaki suçlar nedeniyle gözaltında tutulanlara yönelik işkence ve kötü muamele iddialarında düşüşe neden olmasına rağmen, diğer kolluk görevlerine etkisi daha az oldu. Önceki yıllara oranlar, 2007 başından beri polis kötü muamelesinde, özellikle de resmi gözaltı yerleri dışında, artış olduğu bildiriliyor.

Bildirilen polis kötü muamele ve işkence vakaları arasında sokakta, yakalama sırasında, ekip otolarında, kameraların ve tanıkların görüş alanlarının dışında, yani resmi gözaltı yerlerinin dışında gerçekleşenlerin oranı daha yüksek. Ayrıca polisin her an silahını ateşlemeye hazır olduğu anlaşılıyor; polis, "dur emrine uymadığını" iddia ettiği silahsız göstericilere ve kişilere ateş ediyor ve bazen öldürüyor.

Raporda Türk hükümetine yönelik detaylı tavsiyeler de yer alıyor:

  • Polisin görevini kötüye kullanması halinde, suçluların yargılanmasına yol açacak nitelikte soruşturma yürütme yetkisine sahip etkin bir bağımsız polis şikayet biriminin kurulması;
  • Polisin durdurma-arama yetkisini kullandığı zaman rapor vermesinin ve durdurulan kişiye memurun ismi ve sicil numarası ile durdurma sebebinin yazılı olduğu bir belge sunmasının zorunlu olması;
  • Ölümcül güç kullanımının son çare olarak ve yalnızca gerektiğinde hayat kurtarmak için kullanılabileceğinin yasalarda net olarak ifade edilmesi;
  • Polis karakollarında ses ve görüntü kaydının kesintisiz ve üzerinde oynanmaya olanak vermeyecek özellikte yapılması;
  • Yargılanmakta olan kolluk görevlilerinin duruşmalarının gereksiz yere gecikmeden yapılabilmesinin sağlanması için gerekli tedbirlerin alınması.