(İstanbul) – İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) bugün yaptığı açıklamada, Türkiye’nin ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) genel başkanı ve yönetiminin görevden uzaklaştırılması yönündeki mahkeme kararının, Türkiye’de hukukun üstünlüğüne, demokrasiye ve insan haklarına indirilmiş son derece ağır yeni bir darbe olduğunu belirtti.
21 Mayıs 2026’da Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Dairesi, ihtiyati tedbir karari ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile parti yönetiminin tamamının görevden uzaklaştırılması ve parti delegelerinin Özel ile yönetimini seçtiği 4-5 Kasım 2023’te yapılan parti kongresinin iptal edilmesi yönünde karar verdi. Mahkeme, Mayıs 2023 cumhurbaşkanlığı seçimini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşısında kaybeden ve söz konusu kongrede yerine Özel’in seçildiği Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığındaki eski parti yönetimini tedbiren yeniden göreve getirdi.
İnsan Hakları İzleme Örgütü Avrupa ve Orta Asya Direktör Yardımcısı Benjamin Ward, “Mahkemenin Özgür Özel’i ve CHP yönetiminin tamamını görevden uzaklaştırma kararı, Erdoğan hükümetinin ana siyasi muhalefeti saf dışı bırakmak için attığı, medeni ve siyasi haklara ve Türkiye’nin demokratik sürecine ağır zarar veren daha kapsamlı siyasi adımların bir halkasıdır,” dedi. Ward, “Hükümetin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nu, ayrıca diğer CHP’li belediye başkanlarını ve yetkilileri düzmece suçlamalarla hapse atmasının ardından, Türkiye makamlarının CHP’nin mevcut yönetimini siyasette etkili bir güç olmaktan çıkarmak istediği açıktır,” şeklinde konuştu.
Parti kongresinin iptaline ilişkin mahkeme kararı, bir siyasi partinin kendi içinde yaptığı seçimlere ve seçilmiş yönetimine yönelik son derece olağandışı bir müdahale. Bir siyasi partinin işleyişine müdahale etmeye, partinin kapatılmasına ya da seçilmiş liderlerinin siyasi aday olarak faaliyet göstermesini engellemeye yönelik gayrimeşru girişimler, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında en azından 11. maddede düzenlenen örgütlenme özgürlüğü hakkı ile 1 No’lu Protokol’ün 3. maddesinde düzenlenen serbest ve adil seçim hakkının ihlalini oluşturur. Türkiye’nin siyasi partilerin hukuka aykırı biçimde kapatılması ve siyasi partilere müdahale edilmesi konusunda kötü bir sicili var. Erdoğan hükümetinin CHP’yi siyasi bir güç olmaktan çıkarmak için başvurduğu baskıcı taktikleri de, insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne dayalı demokratik bir toplumun özünü zedeleyen hak ihlallerini beraberinde getiriyor.
İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne göre, parti yönetimine karşı açılan mutlak butlan davasının kronolojisine bakıldığında, Özel’in görevden uzaklaştırılması sürecinde Türkiye Cumhurbaşkanının açık bir siyasi saikle hareket ettiği görülüyor. Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP, Özel’in liderliğinde ülke genelinde oyların yüzde 37,8’ini alarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) yüzde 35,5’lik oy oranını geride bıraktı. Bu sonuçla AKP 22 yıldır ilk kez bir seçimde birinciliği kaybetmiş oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özel’in 2023 CHP kongresinde şaibeli bir süreçle genel başkan seçildiğini ima eden bir dizi konuşmadan ilkini Ekim 2024’te yaptı. Şubat 2025’te Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 2023 kongresine ilişkin şikayetler üzerine soruşturma başlattığını duyurdu. Şikayetçiler, parti içinde Özel’in liderliğine muhalefet eden birkaç eski ve mevcut CHP üyesiydi ve herhangi bir somut kanıt sunmaksızın, Özel ve başka partililerin oy satın almak gibi hileli yöntemlerle seçildiklerini iddia ediyorlardı. CHP yönetimi bu iddiaları reddediyor.
Davaya bakan Ankara İdare Mahkemesi, birkaç duruşmanın ardından, Ekim 2025’te, Özel’in 2025’te iki kongrede daha genel başkan seçilmiş olmasını gerekçe göstererek davayı reddetti. Bu karar üzerine şikayetçiler Ankara Bölge Adliye Mahkemesine itiraz başvurusunda bulundu. Söz konusu mahkeme, 21 Mayıs’ta şikayetçilerin itirazını kabul ederek 2023 kongresini iptal etti; ayrıca Özel yönetiminin yeniden seçildiği sonraki kongreleri de geçersiz saydı. Mahkeme, kararını gerekçelendirecek herhangi bir delil göstermedi.
Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinde ise, İmamoğlu ile 11 kişinin daha kongrede delegelere Özel’e oy vermeleri için para dağıttıkları iddiasıyla ayrı bir ceza yargılaması sürüyor. Savcılığın hazırladığı iddianame, suç işlendiğini gösteren somut delillerle desteklenmeyen muğlak beyanlara dayanıyor.
Mahkeme kararının ardından Özel ve parti yönetimi Ankara’daki parti genel merkezinde bir araya geldi. Özel, düzenlediği basın toplantısında ve parti binası dışında toplanan destekçilere hitaben yaptığı konuşmada, parti binasını terk etmeyeceğini söyledi ve muhalefete karşı yargı yoluyla bir darbe düzenlendiği suçlamasında bulundu.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, mahkeme kararını “vatandaşlarımızın demokrasiye olan güvenini pekiştiren” bir karar olarak niteledi. Gürlek, İstanbul’da CHP’ye yönelik soruşturmaların başladığı Ekim 2024’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcısıydı. İmamoğlu hakkındaki soruşturmaların tamamlanmasının ardından, 10 Şubat 2026’da adalet bakanı olarak atandı.
Mahkemece atanmış parti genel başkanı sıfatıyla Kılıçdaroğlu’nun 22 Mayıs’taki ilk icraatı, Özel yönetimini görevden uzaklaştıran ihtiyati tedbir kararına karşı partinin Yargıtay’a yaptığı itiraz başvurusundan sorumlu üç CHP avukatını azletmek ve yerlerine yeni avukatlar atamak oldu. Yeni atanan avukatlar da derhal bu başvuruyu geri çekmek için başvuruda bulundular.