Skip to main content
Donate Now

Çevre Aktivistinin Tutuklanması Türkiye’nin COP31 Eş Ev Sahibi Rolünü Zedeliyor

Suçlamalar Düşürülmeli ve Aktivist Serbest Bırakılmalı

Evine yakın bir bölgede yeni kömür madenciliğine karşı barışçıl bir protestosu nedeniyle kendisine yöneltilen suçlamalarla yargılanan çevre aktivisti Esra Işık’ın davasındaki ilk duruşma 27 Nisan’da başlayacak. Mahkeme Esra Işık’ın protesto etmesini engellemek amacıyla tutuklama kararı vermişti. 

Çevre aktivisti Esra Işık ailesiyle birlikte. © 2026 Gizli

Tutuklu aktivist, 26 yaşındaki Esra Işık, Türkiye Muğla’da ailesinin evine yakın zeytinliklerin kömür madenciliği yatırımı için kesilmesini öngören tartışmalı 2019 tarihli hükümet kararına karşı kampanya yürütüyordu. Onun tutuklanması ve gözaltına alınmasını kınayan iki kişinin de tutuklanması, Türkiye’nin bu yıl Kasım ayında yapılması planlanan ve COP31 olarak bilinen Birleşmiş Milletler iklim zirvesinin eş ev sahibi olarak sorumluluklarını yerine getirip getirmeyeceği konusunda endişelere yol açıyor.

30 Mart’taki tutuklanmasının ardından mahkeme, Işık’ın dava konusu olan ve acele kamulaştırma sürecine tabi bulunan araziye mahkemece atanan bilirkişilerin ziyaretlerini protesto edebileceği ve onlar üzerinde baskı kurabileceği riskini gerekçe göstererek tutuklu yargılanmasına karar verdi. Olası bir protesto niyeti gerekçesiyle önleyici şekilde hapse atılmak, ne Türkiye’de iç hukuka ne de uluslararası hukuka uygundur.

Maden-İş sendikasından bir sendikacı olan Başaran Aksu ile stajyer avukat Doğukan Akan, Işık’ın tutuklanmasını protesto eden sosyal medya paylaşımları nedeniyle bu ayın başlarında kısa süreli tutuklandı ve haklarında halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçlamasıyla ceza soruşturması devam ediyor. 

Savcı, Işık’ı “kamu görevlisine hakaret” ve “görevi yaptırmamak için direnme” ile suçluyor; iddianamede yer alan bilgilere göre suçlamalar toplamda yedi yıla kadar hapis cezası ile öngörüyor. Esra Işık’a açılan ceza davası, Türkiye’nin insan hakları yükümlülüklerini ihlal eden ve COP31 eş ev sahipliği görevleriyle bağdaşmayan biçimde, barışçıl çevre aktivizmine yönelik olumsuz tutumun bir örneğini oluşturuyor.

Türkiye’nin Işık’ı kömür madenciliğine karşı protestosu, Başaran Aksu ve Doğukan Akan’ı ise ifade özgürlüğü kapsamında açıkça yer alan sosyal medya paylaşımları nedeniyle tutuklaması, COP31 sırasında bu haklara saygı gösterip göstermeyeceği konusunda ciddi soru işaretleri doğuruyor. Türkiye’nin kendi ülkesindeki çevre savunucularına nasıl davrandığı, COP31 eş ev sahibi olarak görevlerini anlamlı biçimde yerine getirip getiremeyeceğini belirleyecektir. Eş ev sahibi olarak Türkiye, sivil toplumun ve çevre savunucularının hükümet yetkilileri, uzmanlar, gazeteciler ve iş dünyası temsilcileriyle birlikte toplantıya anlamlı şekilde katılımını sağlamalıdır.

Türkiyeli yetkililer çevre savunucularının haklarını korumalı ve barışçıl protesto ile ifade özgürlüğü haklarını kriminalize etmeye son vermelidir. Önümüzdeki hafta yapılacak ilk duruşmada Işık’ın tutukluluğuna son verilmesi ve hem onun hem de diğer iki kişi hakkındaki suçlamaların düşürülmesi iyi bir başlangıç olacaktır.

Your tax deductible gift can help stop human rights violations and save lives around the world.

Region / Country