George W. Bush

© 2004 AP Images

(Washington DC, 12 Temmuz 2011) - İnsan Hakları İzleme Örgütü bugün yayınladığı yeni raporunda Bush yönetiminin işkenceden sorumlu olduğuna dair çok sayıda kanıt bulunduğunu belirterek Başkan Barack Obama'nın tutuklulara kötü muamele yapıldığı iddialarını araştırmak üzere eski Başkan George W. Bush ve diğer üst düzey görevliler hakkında cezai soruşturma başlatması gerektiğini söyledi. Örgüt, Obama yönetiminin İşkenceye Karşı Sözleşme'den doğan, gözaltındakilere işkence ve kötü muamele iddialarını soruşturma yükümlülüğünü yerine getirmediğini hatırlattı.

107 sayfalık "İşkenceden Paçayı Kurtarmak: Bush Yönetimi ve Tutuklulara Kötü Muamele" başlıklı rapor Bush ve eski Başkan Yardımcısı Dick Cheney, Savunma Bakanı Donald Rumsfeld ve CIA Başkanı George Tenet gibi dönemin üst düzey yetkilileri hakkında cezai soruşturma başlatılmasını gerektirecek önemli bilgiler sunuyor. Suçlamalar arasında su işkencesi (waterboarding*) gibi sorgu yöntemlerinin yapılmasını emretme, gizli CIA hapishaneleri kurma ve tutukluları işkence görecekleri ülkelere gönderme gibi iddialar bulunuyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü başkanı Kenneth Roth, "Bush, Cheney, Rumsfeld ve Tenet hakkında işkence ve savaş suçlarına izin verdikleri için soruşturma başlatılmasına yetecek sağlam sebepler var. Başkan Obama işkenceyi suç olarak ele almak yerine talihsiz bir siyasi seçim olarak değerlendirdi. İşkence yasada açıkça yasaklanmadığı sürece Başkanın sorguda kötü muamele uygulamasını sona erdirme kararı her an kolaylıkla geri çevrilebilir olacaktır" dedi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, ABD hükümeti güvenilir cezai soruşturmalar yürütmediği takdirde diğer ülkelerin evrensel yargı yetkisini kullanarak tutuklulara yönelik suçlara karışmış ABD görevlilerini yargılamaları gerektiğini belirtti.

ABD'nin bu suçları soruşturmakla ilgili hukuki yükümlülüğü bulunduğunu hatırlatan Roth, "ABD harekete geçmezse, diğer ülkeler geçmelidir" dedi.

Ağustos 2009'da ABD Adalet Bakanı Eric Holder, tutuklulara kötü muamele yapılmasıyla ilgili soruşturma başlatması için federal savcı John Durham'ı görevlendirdi. Ancak soruşturmanın kapsamını "izin verilmemiş" fiillerle sınırlandırdı. Bunun anlamı Bush yönetiminde görevli hukukçuların hazırladığı mütalaada izin verilen su işkencesi ve diğer kötü muamele yöntemlerini soruşturma kapsamı dışında kalacağıdır. Oysa bu uygulamalar ulusal ve uluslararası hukukun ihlal etmektedir. Holder savcı Durham'ın Irak ve Afganistan'da olduğu söylenen CIA gözetiminde yaşanan iki ölüm vakasıyla ilgili kapsamlı soruşturma yapılması tavsiyesini 30 Haziran'da onaylamıştı. İnsan Hakları İzleme Örgütü Durham'ın dar kapsamlı talebinin yaygın ihlaller için çözüm olmayacağına inanıyor.

"ABD hükümetinin birçok ülkede yaptığı ihlaller yasaları bireysel olarak çiğneyen kişilerin fiillerinden kaynaklanmadı" diyen Roth, "bu ihlallerin üst düzey ABD yetkililerinin yasaları esnetmesinin, gözardı etmesinin ve bir kenara atmasının sonucu" olduğunu söyledi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü Bush yönetiminin en yetkili dört görevlisiyle ilgili şunları söyledi:

  • Başkan Bush iki olayda su işkencesinin kullanılmasına izin verdiğini alenen kabul etti. Su işkencesi ABD'nin çok önceden işkence olarak kabul ettiği bir yöntem ve kişiye boğulma duygusu yaşatan bir sahte infaz uygulaması. Bush ayrıca tutukluların tecritte tutulduğu CIA gizli gözaltılara ve kişilerin Mısır ve Suriye gibi işkence olasılığı bulunan ülkelere gönderildiği nakil programlarına da onay verdi.
  • Başkan Yardımcısı Cheney yasadışı gözaltı ve sorgulama politikalarının arkasındaki itici güçtü. 2002'de Abu Zübeyde'ye su işkencesi yapılması gibi belli CIA operasyonlarının tartışıldığı önemli toplantılara başkanlık ediyordu.
  • Savunma Bakanı Rumsfeld yasadışı sorgu yöntemlerini onayladı ve Muhammed el-Kahtani'nin sorgusunu yakından takip etti. el-Kahtani'ye Guantanamo'da altı hafta boyunca yapılan ağır sorgulamanın toplamda işkenceye varan bir uygulama olduğu anlaşılmaktadır.
  • CIA Başkanı Tenet CIA tutuklu nakil programlarının yanı sıra CIA'nın su işkencesi, zorlayıcı pozisyonlar, ışık ve gürültü bombardımanı, uykusuz bırakma ve kötü muamele içeren diğer sorgu yöntemlerinin kullanılmasını onayladı ve denetledi.

Basına verdiği röportajlarda Bush, Adalet Bakanlığı'na göre su işkencesinin yasal olduğunu söyleyerek bu uygulamayı onaylamasını gerekçelendirmeye çalıştı. İnsan Hakları İzleme Örgütü "Bush'un avukatlarına danışmasına gerek olmaksızın su işkencesini bir işkence fiili olduğunu kabul etmesi gerekir. Bu bir yana, aralarında Cheney'in de bulunduğu üst düzey hükümet görevlileri, hukukçuların bu konudaki kararlarını etkilemeye çalıştığı konusunda ciddi bilgiler var" dedi.

Roth "Bush yönetiminin üst düzey yetkilileri hukuki tavsiyeleri biçimlendirerek kendi istedikleri hale getirip sonra da bu kararlar bağımsızca alınmış gibi bu kararların arkalarına saklanmamalıdır" dedi.


İnsan Hakları İzleme Örgütü yürütülecek cezai soruşturmada tutuklulara hukukdışı muameleyi meşrulaştırmak amacıyla kullanılan Adalet Bakanlığı mütalaalarının nasıl hazırlandığının da incelenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Örgüt ayrıca İşkenceye Karşı Sözleşme uyarınca işkence mağdurlarının adilane bir biçimde ve yeterince tazmin edilmesi gerektiğini söyledi. Hem Bush hem Obama yönetimi devlet sırrı ve ceza muafiyeti gibi hukuki doktrinleri bolca kullanarak mahkemelerin işkence iddialarını dikkate almasını engellemeyi başardı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü "Bush yönetiminin tutuklulara kötü muameleye yol açan politika ve uygulamalarıyla bağlantılı olarak yürütme, CIA, ordu ve Kongre'nin icraatlarını incelemek üzere, 11 Eylül Komisyonu'na benzer, bağımsız ve tarafsız bir komisyon kurulmalıdır" dedi. Kurulacak komisyon Bush yönetiminin yaptığı sistematik ihlallerin tekrarlanmamasını garanti altına almak için yapılması gerekenler konusunda tavsiyelerde de bulunabilmelidir. Bush Şubat 2011'de, işkence mağduru olduklarını iddia eden bir grup kişinin Bush hakkında suç duyurusunda bulunmaya hazırlandıkları İsviçre'ye yapacağı ziyareti iptal etti. İspanya'da ise ABD görevlileri hakkında işkence davası açılmak üzere. Wikileaks'in yayınladığı belgeler ABD'nin İspanya yetkililerine davanın düşürülmesi için yapılan baskıların Obama döneminde de devam ettiğini ortaya çıkardı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü ABD hükümetinin görevliler hakkında işkence ve kötü muameleden soruşturma açmaması nedeniyle diğer ülkelerdeki insan hakları ihlallerinin üstüne gidilmesi için baskı yapma çabalarının anlamsızlaştırdığını söyledi.

"Darfur, Libya ve Sri Lanka gibi ülkelerde ağır suçlar işlendiği zaman ABD adalet talep etmekte haklı ama çifte standart yapmamalı" diyen Roth, ABD hükümeti kendi görevlileri hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellediğinde, ağır suç faillerinin yargılanması için yürütülen küresel çabaları diğer ülkelerin daha kolay gözardı edeceğini ifade etti.

---

* Waterboarding: Hareketsiz hale getirilmiş kişinin yüzüne su dökülerek yapılan bir işkence türü. Genellikle mağdurun yüzüne bir kumaş ya da plastik parçası konarak nefes alma sırasında dökülen su, mağdurda boğulma hissi yaratır.