Skip to main content

Türkiye: Türkmen Aktivist Sınır Dışı Edilmekle Karşı Karşıya

Dursoltan Taganova'nın ülkesine geri gönderildiği takdirde keyfi gözaltı ve işkenceye maruz kalma tehlikesi var

Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbanguli Berdymukhamedov (solda) ve Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan 29 Şubat 2012'de Ankara'da bir araya geldi. */ © 2012 AP Photo/Umit Bektas, Pool

15 Ekim tarihinde yapılan güncelleme: Dorsultan Taganova 12 Ekim tarihinde Kırklareli Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezi’nden serbest bırakıldı. Aşağıda imzası bulunan gruplar Taganova'nın vakasını izlemeye devam edecek.

(Berlin)- Bugün, 11 insan hakları örgütünden oluşan bir grup, Türkiye hükümetinin Türkmen aktivist Dursoltan Taganova'yı keyfi gözaltı ve işkenceye maruz kalacağına ilişkin ciddi tehlikeler bulunan Türkmenistan'a sınır dışı etme planının durdurulması gerektiğini ifade etti. Türk makamları Taganova'yı derhal serbest bırakmalıdır.

Türkiye'nin uluslararası ortakları, Ankara'yı uluslararası hukuka dair yükümlülüklerini yerine getirmeye ve Türkiye'ye sığınma başvurusunda bulunan Taganova'yı Türkmenistan'a sınır dışı etmemeye çağırmalıdır.

İnsan Hakları İzleme Örgütü Avrupa ve Orta Asya Direktörü Hugh Williamson, “Türkmenistan'ın, hükümeti barışçıl şekilde eleştirenleri ağır şekilde taciz ettiği ve cezalandırdığı biliniyor" dedi. Williamson, "Dursoltan Taganova'yı Türkmenistan'a geri göndermek, onu ağır bir zulüm ve işkence riskine maruz bırakacaktır. Türkiye, onu kötü muamele görebileceği herhangi bir yere göndermeme konusundaki uluslararası yükümlülüklerine uymalıdır” dedi.

İnsan hakları örgütlerinden oluşan grubun 11 üyesi, Bulgaristan Helsinki Komitesi, Crude Accountability, Demokrasi ve İnsan Haklarını Geliştirme Merkezi, Türkmenistan Demokratik Sivil Birliği, Freedom Files, İnsan Hakları İzleme Örgütü, İnsan Hakları Enstitüsü, Memorial İnsan Hakları Merkezi, Norveç Helsinki Komitesi, İnsan Hakları için Türkmenistan Helsinki Vakfı ve İnsan Hakları Türkmen İnisiyatifi'dir.

İstanbul polisi, 29 yaşındaki Taganova'yı 19 Temmuz 2020 günü İstanbul'daki Türkmenistan Konsolosluğu önünde izinsiz bir gösteriye katılmak isteyen çoğunluğu Türkmen göçmen işçilerden oluşan onlarca kişiyle birlikte gözaltına aldı. Gösteri, Türkmenistan hükümetinin Covid-19 krizine yetersiz müdahalesini eleştirmek ve Cumhurbaşkanı Gyrbanguly Berdymukhamedov'un istifasını talep etmeyi amaçlıyordu.

Türkmenistan'ın son derece baskıcı hükümeti, bağımsız medyaya veya insan hakları denetimine izin vermiyor. Yetkililer, herhangi bir muhalif ya da politik ifade belirtisini bastırıyorlar. Muhalif siyasetçiler, insan hakları savunucuları, aktivistler ve bağımsız gazeteciler sürgüne zorlandılar ya da hapsedildiler. Yargı sistemi bağımsızlık ve şeffaflıktan tamamen yoksun durumda. İşkence yaygın şekilde uygulanıyor ve Türkmen hapishanelerinde düzinelerce insan zorla kaybedildi. Bazıları 18 yıldan uzun süredir kayıp. Türkmenistan hükümeti, aktivistler ve sürgün edilen muhaliflerin akrabaları da dahil olmak üzere çeşitli gruplara düzenli olarak gayri resmi ve keyfi seyahat yasakları uygulamaktadır.

Türkiye makamları, Covid-19 salgınını gerekçe göstererek 19 Temmuz’daki toplantıyı yasakladı. Türkmenistan Konsolosluğu tarafından yapılan şikayetin ardından polis, konsolosluk binasının önünde toplanan Taganova da dahil olmak üzere yaklaşık 80 Türkmenistan vatandaşını gözaltına aldı.

Gözaltına alınanların çoğu yaklaşık beş saat sonra serbest bırakıldı. Taganova'nın avukatı, İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne, Türk makamlarının gözaltında tuttuğu tek Türkmenistan vatandaşının Taganova olduğunu ifade etti. Avukat, konsolosluğun yazılı şikayetinde özellikle Taganova'dan bahsedildiğini söyledi. Yetkililer, Taganova'nın ve diğer dört Türkmenistan vatandaşının Türkmen diplomatların çalışmalarına müdahale ettiğini ve onlara karşı şiddet kullanma tehdidinde bulunduklarını iddia etti. Taganova, Türkiye'nin 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet etmekle suçlanıyor.

Taganova, gözaltına alındığı gün “vize muafiyetinin süresini aşmak”, izinsiz bir gösteriye katılmaya hazırlanmak ve Türkiye'yi protesto etmek gerekçeleriyle İstanbul'daki Selimpaşa Geri Gönderme Merkezine nakledildi. 

Taganova 2011'den beri Türkiye'de yaşıyor ve pasaportunun süresi 2011’de doldu. Bu durum, ikamet iznini yasal olarak uzatmasını zorlaştırdı. Türkmenistan Göç Yasası'nın öngördüğü gibi, İstanbul'daki Türkmenistan Konsolosluğu aracılığıyla pasaportunu yenilemek için çok sayıda girişimde bulundu, ancak kendisine Türkmenistan'a geri dönmesi gerektiği söylendi. Ülkeden ayrılmasına izin verilmeyeceğinden korkarak Türkmenistan'a geri dönmedi.

Türkiye, Türkmenistan vatandaşlarının 30 günlüğüne vizesiz seyahat edebilecekleri ve yıllık olarak oturma izni yenileme başvurusunda bulunup oturma izni alabilecekleri çok az sayıda ülkeden biridir.

Haber kaynaklarına göre son yıllarda yurtdışında yaşayan vatandaşlar için Türkmenistan pasaportlarının yenilenmesi ciddi bir sorun haline geldi. Her ne kadar uluslararası hukuk, devletlerin pasaportları yurtdışındaki ilgili elçilikler ve konsolosluk hizmetleri aracılığıyla yenilemelerini zorunlu kılsa da Türkmen diplomatlar genellikle vatandaşlarına yeni pasaportlarının yalnızca Türkmenistan'da ikamet ettikleri yerde verilebileceğini söyleyerek onları geri dönmeye mecbur ediyor.

Taganova'nın avukatı, Temmuz sonunda Selimpaşa geri gönderme merkezinde idari gözetim altındayken Taganova'nın Türkiye Göç İdaresi'ne sığınma başvurusunda bulunduğunu söyledi. Taganova'nın başvurusu halen inceleniyor.

20 Temmuz'da İstanbul İl Göç İdaresi Müdürlüğü, Taganova'nın vize muafiyeti şartlarını ihlal etmesi, Türkiye'nin kamu düzeni, sağlığı ve güvenliği için bir tehdit oluşturması nedenleriyle menşe ülkesine veya güvenli bir üçüncü ülkeye sınır dışı edilmesine karar verdi. Taganova'nın avukatı 28 Temmuz'da İstanbul 1. İdare Mahkemesi'ne başvurarak sınır dışı kararına itiraz etti. Bu itiraz da halen inceleniyor.

23 Temmuz'da Taganova'nın avukatı idari gözetimin sonlandırılması ve Taganova'nın serbest bırakılması için başvuruda bulundu. 27 Temmuz'da İstanbul Sulh Ceza Mahkemesi bu başvuruyu reddetti. Taganova, 5 Ekim'de İstanbul'un 200 kilometre dışında kadınların da tutulduğu Kırklareli Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezi’ne nakledildi.

Türkmenistan İnsan Hakları için Helsinki Vakfı Direktörü Tadjigul Begmedova,” Türkiye makamlarının sığınmacı olan Taganova'yı gözaltında tutmak için çok az dayanağı var ve Taganova'yı derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakmaları gerekiyor" dedi. Begmedova, “Türk makamları, onun ciddi işkence riski altında olduğu Türkmenistan'a geri gönderilmemesini de sağlamalıdır.” dedi

Kişileri gerçek bir işkence riski ile karşı karşıya kaldıkları bir ülkeye göndermek uluslararası hukuka göre yasaktır. Türkiye, 1951 Mülteci Sözleşmesi'ne ve ona ek 1967 Protokolüne taraf olup, bir Avrupa ülkesinden olmayan kişilere mülteci statüsünün tam olarak tanınmasını engelleyen coğrafi bir kısıtlamayı korumaktadır. Türkiye her şekilde, Mülteci Sözleşmesi kapsamındaki herhangi bir coğrafi kısıtlamaya bakılmaksızın, hiç kimsenin zulme maruz bırakılabileceği bir ülkeye iade edilemeyeceğini öngören geri gönderme yasağına (non-refoulement) uymak zorundadır.

Türkiye, 1998 yılında Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşme'ye de taraf oldu. Bu sözleşme devletlerin kimseyi gerçek bir işkence veya kötü muamele riski ile karşı karşıya kalacakları bir yere göndermemelerini zorunlu kılıyor.

BM İşkenceye Karşı Komite, 2016 Haziran ayında, Türkiye'nin dördüncü periyodik raporuna ilişkin nihai görüşünde, Türkiye'nin yalnızca Avrupa kökenlileri kapsayan coğrafi kısıtlamayı koruduğunu ve insanları işkence riski altında oldukları ülkelere göndererek İşkenceye Karşı Sözleşmenin 3.maddesi kapsamında geri gönderme yasağını ihlal ettiğine ilişkin endişelerini dile getirdi. Komite, Türkiye hükümetini coğrafi kısıtlamayı kaldırmaya ve hiç kimsenin işkence riskine maruz kalabilecekleri bir ülkeye “sınır dışı edilmemesini, iade edilmemesini veya gönderilmemesini” güvence altına almaya çağırdı.

Türkmenistan, fiziksel şiddet ve keyfi gözaltı da dahil olmak üzere yurtdışındaki barışçıl eleştirmenlerin ve muhaliflerin ailelerini düzenli olarak taciz ediyor ve korkutuyor.

Gruplar, Türkmenistan'da Taganova'nın ailesinin onun barışçıl aktivizmine misilleme olarak zulüm ve sindirme tehditlerine maruz kalabileceğine dair güvenilir bilgiler edindi.

Memorial İnsan Hakları Merkezi Orta Asya Uzmanı Vitalii Ponomarev, "Türkiye makamlarının Taganova'yı Türkmenistan'a geri gönderildiği takdirde karşılaşacağı zulümden koruma yükümlülüğü var" dedi. Ponomarev, “Türkiye ayrıca onun yasal statüye ve temel hizmetlere erişimini sağlamalıdır.” dedi.

Your tax deductible gift can help stop human rights violations and save lives around the world.

Region / Country

Topic