Syrian opposition fighters and bystanders watch bulldozers clean the debris outside Dar al-Shifa hospital in Aleppo, northern Syria, on November 22, 2012. The Syrian government claimed that the hospital was a "terrorist hideout," but provided no warning before the attack. The government struck the hospital and immediate vicinity at least eight times.

© 2012 Getty Images

İnsan Hakları İzleme Örgütü bugün yayınladığı raporunda, Suriye Hava Kuvvetleri’nin sivillere yönelik gelişigüzel ve bazı durumlarda da hedef gözeterek tekrarlayan hava saldırıları düzenlediğini açıkladı. Örgüt, bu saldırılarla uluslararası insani hukukun (savaş kurallarının) ciddi manada ihlal edildiğine dikkat çekerek, bu tür ihlalleri suç işleme kastıyla gerçekleştirenlerin savaş suçu işlemekten sorumlu tutulacaklarını hatırlattı.

80 sayfalık “Göklerden Yağan Ölüm: Sivillere Yönelik Gelişigüzel ve Hedefli Hava Saldırıları” başlıklı rapor, Suriye hükümetinin düzenlediği hava saldırılarının hedefi olan Halep, İdlib ve Lazkiye vilayetlerindeki, muhalif güçlerin kontrolü altında bulunan 50 bölgeye yapılan ziyaretler ile tanık ve mağdurlarla gerçekleştirilen 140’ın üzerindeki görüşmeye dayanılarak hazırlandı. İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün raporunda belgelediği hava saldırılarında en az 152 sivil öldürüldü. Suriyeli yerel aktivistlerin oluşturduğu bir ağın verdiği bilgilere göre ise Temmuz 2012 tarihinden bu yana Suriye genelinde hava saldırısı sonucu öldürülen sivil sayısı 4,300’ün üzerinde.

Saldırıdan etkilenen bölgelerde yaşayan çok sayıda tanık ve mağdurla görüşmeler yapan İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün acil durum araştırmacılarından Ole Solvang “Gittiğimiz her köyde, kendi ülkelerinin hava kuvvetleri tarafından saldırıya uğramanın yarattığı dehşeti yaşayan bir sivil halkla karşılaştık. Bu hukuk dışı hava saldırıları çok sayıda sivilin ölmesine ya da yaralanmasına yol açmakla kalmadı; topluma yıkım, yurtsuzluk ve korku tohumları ekti” dedi.

Basında çıkan haberler, YouTube videoları ve muhalif aktivistlerden gelen bilgiler, Suriye hükümetinin Temmuz 2012’den bu yana hemen her gün ülkenin çeşitli yerlerinde hava saldırıları düzenlediğini gösteriyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün sahada yürüttüğü incelemeler ve yaptığı görüşmelerden edindiği bilgiler, sivillerin ekmek almak için önünde beklediği dört fırının hükümet güçlerince toplam sekiz kez kasten bombardımana tabi tutulduğunu, diğer fırınlara da top atışlarıyla saldırıldığını ortaya koyuyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün ziyaret ettiği bölgelerdeki iki hastaneye defalarca hava saldırısı düzenlenmiş olması da hükümetin bu tesisleri kasıtlı olarak hedef aldığını gösteriyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün bölgeyi ziyareti sırasında bu iki hastanenin, o ana kadar yedi kez saldırıya uğradığını belirtildi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü yukarıda anlatılan fırın ve hastane saldırılarının yanı sıra, savaş kurallarının ihlal edildiği 44 hava saldırısı daha tespit etti. Suriye silahlı kuvvetlerinin gerçekleştirdiği bu saldırılar, yüksekten uçan helikopterlerden atılan güdümsüz bombalar kullanmak gibi yöntemlere başvurulması ve böylece sivillerle silahlı savaşçıların ayırt edilmemesi dolayısıyla hedef gözetmeyen saldırı niteliği taşıyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün incelediği hava saldırısı vakalarında sivil kayıp sayısının yüksekliğine karşın, muhalif karargâhlar ve diğer muhtemel askeri yapıların çok az zarar gördüğü anlaşıldı. Örgütün tespit edebildiği kadarıyla muhalif savaşçılar arasında da ölen bulunmuyordu.

Örneğin, 7 Kasım 2012 günü, saat 13.00 sularında Halep’in kuzeyindeki Ahtarin kasabasında bir jetten atılan iki bomba üç evin yıkılmasına, beşi çocuk yedi sivilin de ölümüne yol açtı.  Saldırıda tamamı 5 yaşından küçük diğer beş çocuk da yaralandı. İnsan Hakları İzleme Örgütü vakanın gerçekleştiği bölgede muhtemel bir askeri hedef tespit etti. Saldırının isabet ettiği yerin yaklaşık 50 metre uzağında, söz konusu dönemde muhalif savaşçılarca kullanılan bir bina bulunuyordu. Ancak bu bina daha sonra gerçekleştirilen başka bir saldırı esnasında da yalnızca hafif hasar aldı.

Saldırıdan sonra olay yerine giden bir kasaba sakini, bölgede inceleme yapan İnsan Hakları İzleme Örgütü araştırmacısına şunları anlattı:

Çok üzücüydü. Binalar moloz yığınına dönmüştü. Sadece ellerimizi ve kürekleri kullanarak insanları dışarı çıkarmaya başladık. Çocukların üstüne bir dolap ve duvar yıkılmıştı. Onları bulduğumuzda hâlâ yaşıyorlardı ama amcalarının evine götüremeden öldüler. Burada ne klinik, ne de sağlık ocağı var.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, fırın ve hastaneler dışındaki yerlere yapıldığı belgelenen kimi saldırılarda, özellikle civarda somut bir askeri hedef bulunduğuna dair bir kanıtın olmadığı bazı durumlarda, kasıtlı olarak sivillerin hedef alınmış olabileceğini, ancak bu konuda kesin bir kanaate ulaşmak için daha fazla bilgiye ihtiyaç olduğunu da kaydetti.

Hükümetin kullandığı hukuk dışı saldırı silahları arasında belirgin bir hedef gözetmemesi sebebiyle birçok ülke tarafından kullanılması yasaklanan misket bombaları da bulunuyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü, hükümet güçlerinin Ekim 2012’den bu yana 119 bölgede 150‘nin üstünde misket bombası kullandığını belgeledi. Örgüt ayrıca hükümetin yangın silahları kullandığını da kanıtladı.; bu silahların en azından yerleşim yerlerinde kullanılmasının yasaklanmasıgerekiyor.

Raporda, sivil halka asgari zarar verme yükümlülüğünün çatışmanın tüm tarafları için geçerli olduğuna dikkat çekiliyor. Ancak, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ve Suriye’deki diğer silahlı muhalif gruplar, yerleşimin yoğun olduğu bölgelere ya da bu bölgelerin yakınına askeri güç veya karargâh gibi yapıları konuşlandırmaktan kaçınmak konusunda gerekli tedbirleri tam anlamıyla almıyor. Öte yandan, savunmada olan tarafın yerleşim yerlerine ya da yakınına askerȋ hedefler koyması, saldırgan tarafın sivilleri saldırılardan koruma yükümlülüğünü yerine getirmemesi için gerekçe oluşturmuyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü bu rapor için yapılan araştırma esnasında sadece muhaliflerin kontrolü altındaki kuzey Suriye’deki bölgeleri ziyaret edebilirken, hükümet izin vermediği için ülkenin diğer bölgelerine giremedi. Her ne kadar daha fazla araştırmaya ihtiyaç bulunuyorsa da, ülkenin diğer bölgelerine gerçekleştirilen hava saldırılarının mağdurları ve tanıklarıyla yapılan görüşmeler bu bölgelerdeki saldırılarda da benzer hukuk ihlallerinin yaşandığını gösteriyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü bu raporla, sivillere yönelik gelişigüzel, hedefli ve orantısız hava saldırıları ile yerleşim yerlerinde geniş bir bölgeyi etkileyen misket bombaları, balistik füzeler, yakıcı ve patlayıcı silahlar kullanılarak yapılan diğer her tür saldırının sonlandırılması için uluslararası çabaların hızlanması gerektiğine inanıyor. Elde ettiğimiz bilgiler, bu suçların faillerini yargılama çabası içinde olanlar için de yardımcı olacaktır.

Ayrıca, İnsan Hakları İzleme Örgütü şirket ve hükümetlere, Suriye hükümetinin insanlığa karşı suç işlediğine dair güçlü kanıtlar bulunduğunu dikkate alarak, bu suçları işlemekten vaz geçmedikleri sürece ülkeye silah, mühimmat ve malzeme satışı ya da teminini derhal durdurmaları yönünde çağrı yapıyor. Uluslararası topluluk özellikle Irak’a baskı yaparak, topraklarından İran ve Rusya’nın Suriye’ye silah nakletmediği konusunda güvence vermesi ve bu amaçla, Suriye’ye gitmek için Irak toprakları ve hava sahasından geçen konvoy ve uçakları denetlemeleri için üçüncü taraf bağımsız gözlemcilerine izin vermesi yönünde baskı yapmalıdır.

Solvano “Güvenlik Konseyi, ağırlıklı olarak Rusya ve Çin’in veto etmesi sebebiyle Suriyeli sivillerin korunmasını sağlayacak anlamlı adımlar atamamıştır” diyerek, “ama bu durumun, durumdan endişe duyan hükümetlerin, kendi çabalarıyla Suriye hükümetine bu ihlalleri sona erdirmesi yönünde baskı yapmaktan alıkoymaması gerektiğini” vurguladı.