(İstanbul, 20 Haziran 2011) - İnsan Hakları İzleme Örgütü, bugün Başbakan Tayyip Erdoğan'a bir mektup göndererek, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümetinin üçüncü döneminde insan haklarıyla ilgili reformları gündeminin birinci sırasına yerleştirmesi gerektiğini ve bu konuda atacağı ilk adımın yeni anayasa olması gerektiğini söyledi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü Başkanı Kenneth Roth'un gönderdiği mektupta ayrıca hükümetin Türkiyeli Kürtlerin haklarını iyileştirmesi, kadın haklarını güçlendirmesi ve internetle ilgili kısıtlayıcı politikaları sona erdirerek belli websitelerine erişimi engellemekten vazgeçmesi gerektiğinin de altı çiziliyor.

Roth "Eğer Adalet ve Kalkınma Partisi bölgesel bir güç olma konusunda ciddiyse, haklar ve hukukun üstünlüğü konularında öncülük yapmalıdır. Muhalefet ve sivil toplumla derinlemesine görüşerek yeni bir anayasanın yapılması doğru bir başlangıç olacaktır" dedi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü Türkiye'nin bölgedeki rolüyle ilgili olarak da, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Suriye hükümetinin kendi halkına yönelik vahşi baskısını derhal sona erdirmesini talep edecek bir karar almasını sağlamaya yönelik çabaları desteklemesi gerektiğini söyledi.

Adalet ve Kalkınma Partisi 12 Haziran 2011 günkü genel seçimlerde yüzde 50 gibi rekor bir oy aldı. AKP, siyasi yelpazenin tamamı tarafından temel hakların layıkıyla kullanılmasının ve hukukun üstünlüğünün tesisinin önünde engel olarak görülen 1982 anayasasını derhal revize etmeye başlanacağı taahhütünde bulunmuştu.

İktidar partisinin Meclis'te kazandığı 326 sandalye tek taraflı bir karar almak için dört kişi eksik. Bu nedenle AKP'nin anayasa reformu yapabilmesi için muhalefet partileriyle işbirliği halinde çalışması gerekiyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü mutakabata varılabilmesi için hükümetin siyasi partilerle olduğu kadar sivil toplumla ve akademisyenlerle de kapsamlı görüşmeler yapması gerektiğini söyledi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü yapılacak yeni anayasada ifade ve örgütlenme özgürlüğü üzerindeki tüm kısıtlamaların kaldırılması ve etnik kimliğe atıf yapan ifadeleri kaldırarak çeşitli etnik gruplara yönelik ayrımcılığın sona erdirilmesi gereğinin altını çizdi. Yeni anayasa güçler ayrılığını garanti altına almalı, Meclis'in rolünü güçlendirmeli ve Cumhurbaşkanının yetkilerini sınırlandırmalı, yargı bağımsızlığını garanti altına almalı ve ordunun tamamen sivil denetime açık olmasını sağlamalıdır.

Örgüt, yeni hükümet için ülkedeki Kürt nüfusun bütün haklarının garanti altına alınmasının temel öncelik olması gerektiğini söyledi.

2009 yılında bir önceki hükümet Türkiyeli Kürtlerin ayrımcılık ve toplumsal hayata katılım konusundaki kaygılarının yanı sıra ülkenin tüm etnik ve dini gruplarının haklarının çözümlenmesine yönelik "demokratik açılım" başlattı. Ancak bu girişimi uygulamada somutlaştırma konusunda başarısız oldu. Bunun bir nedeni PKK ile bağlantıları bulunduğu iddiasıyla Barış ve Demokrasi Partisi'nin yetkilileri ve aktivistlerine yönelik yoğun baskılar oldu.

İnsan Hakları İzleme Örgütü hükümetin çocukların Kürtçe dahil anadillerinde okuma yazma öğrenme hakkına yönelik kısıtlamaları da sona erdirmesi gerektiğini dile getirdi. Hükümet ayrıca eleştirel görüşlerini dile getiren, protesto gösterilerine katılan ya da şiddet içermeyen siyasi faaliyetlerde bulunanlara karşı terörle mücadele yasalarının keyfi kullanımının da sona ermesi için gerekli adımları atmalıdır.

İnsan Hakları İzleme Örgütü mektubunda bir dizi diğer önemli insan haklarıyla ilgili kaygılarına da yer verdi. Bunlar arasında kadın haklarının güçlendirilmesi, websitelerine ve internet erişimine yönelik kısıtlamalar dahil ifade özgürlüğünün kısıtlanmasının sona erdirilmesi, adil olmayan yargılamaların sona ermesi, polis şiddetiyle ve cezasızlıkla mücadele gibi konular yer alıyor.