(New York) - İnsan Hakları İzleme Örgütü bugün yaptığı açıklamada hükümetlerin, Paris'te ve başka yerlerde kitlesel ölüm ve yaralanmalarla sonuçlanan saldırıların dünya çapında mülteci koruma sorumluluğunu zayıflatmasına izin vermemeleri gerektiğini söyledi. Az sayıdaki aşırılıkçı militanın kitlesel mülteci hareketlerinden faydalanmaya çalışabileceği yolundaki kaygılar, hükümetlerin mültecileri koruma sorumluluklarını ihmal etmelerine yol açmamalıdır.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, hükümetlerin küresel mülteci kriziyle ilgilenirken yararlanmaları amacıyla, güvensizliğin hakim olduğu dönemlerde uluslararası mülteci korumasının zayıflatılması değil güçlendirilmesinin önemini vurgulayan 10 temel ilke yayınladı.

"Mülteci korkusu tohumlarının ekilmesinin tam da IŞİD benzeri örgütlerin istediği tepki" olduğunu söyleyen İnsan Hakları İzleme Örgütü program icra direktör vekili Iain Levine "Evet, hükümetlerin mültecilerle ilgili işlemlere çekidüzen vermeleri ve aşırılıkçı militanları ayıklamaları gerekiyor; ancak şimdi nefret ideolojileri yüzünden evlerinden kopartılan insanlarla her zamakinden daha çok dayanışmaları ve onlara gerçek bir koruma bulmalarında yardım etmeleri de lazım" dedi.

Aralarında Slovakya, Çek Cumhuriyeti ve Polonya'nın da bulunduğu bazı Avrupa Birliği üye ülkeleri Paris saldırılarını Avrupa'daki mülteci krizyle ilişkilendirerek sığınma talebinde bulunanlar hakkında daha fazla inceleme yapılmasını, sınır kontrollerinin tekrar yürürlüğe sokulmasını ve sığınmacılara yönelik kısıtlamaların artırılmasını talep ettiler. Almanya Şansölyesi Angela Merkel, Fransa Cumhurbaşkanı Francois Hollande ve AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker gibi diğer AB liderleri ise daha ölçülü davranıyor ve Paris saldırılarıyla, Suriye'den ve diğer mülteci üreten ülkelerden kaçanlar arasında bir bağlantı kurmayı reddediyorlar.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, AB hükümetlerinin AB'ye giriş işlemlerinin daha düzenli ve daha az kaotik olması için aralarındaki koordinasyonu iyileştirmelerinin sığınmacıların da yararına olacağını, bu şekilde kaçakçıların işe karışmasının engelleneceğini ve güvenliğin iyileştirileceğini belirtti.

Birleşik Devletler'de, ABD valilerinin çoğunluğu -18 Kasım 2015 itibarıyla otuzu- Suriyeli mültecilerin kendi eyaletlerine yerleştirilmelerine itiraz edeceklerini ya da başvuruların askıya alınması için çaba göstereceklerini açıkladılar. Ancak ABD Başkanı Barack Obama, gelecek yıl içinde 10,000 Suriyeli mültecinin kabul edileceği yolundaki taahhüdünü tekrarladı ve mülteci kabulünde dini ayrım yapılmasının utanç verici olduğunu söyledi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, aşırılıkçı grupların ekmeğine yağ sürmek ve mültecileri günah keçisi yapmak yerine, mültecileri korumaya yönelik ilkeleri hayata geçirmenin hükümetler açısından yalnızca uluslararası insan hakları ve mülteci hukukundan doğan bir sorumluluk olmadığını, aynı zamanda vicdani ve insani bir yükümlülük de olduğunu bildirdi. İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün yayınladığı 10 temel ilke arasında, mültecileri hiçbir koşulda ciddi zarar görebilecekleri yerlere geri göndermemek, sığınma taleplerini değerlendirirken adil olmak, sığınmacıları durdurmak ve iltica haklarına müdahale etmemek gibi hükümetlere yönelik çağrılar da yer alıyor.

Bir ülkenin topraklarına giriş yapanların iltica taleplerinin değerlendirilmesi için varolan usuller ve hükümetlerin mültecileri yeniden yerleştirme programlarında öngörülen farklı düzeylerdeki güvenlik taraması gibi prosedürlerin amacı ciddi savaş suçları, siyasi olmayan suçlar veya insanlığa karşı suçlar işlemiş kişilerin mülteci korunmasından faydalanmadığından emin olmaktır. Böylesi kişileri mülteci koruma sisteminin dışında tutmak, hükümetlerin Mülteci Sözleşmesi’nden doğan hukuki yükümlülükleri arasında yer alır.

Güvenlik kontrolleri genellikle hükümetlerin iltica sistemlerinin ve yeniden yerleştirme programlarının bir parçasıdır. Bu kontroller aylarca ve hatta yıllarca sürebilir. İnsan Hakları İzleme Örgütü, bu kontrollerin etkin bir şekilde ve zamanında yapılabilmesi için yetkililerin yeterli kaynak aktarmaları gerektiğini, korumaya en çok ihtiyacı olanların bu gereksinimlerinin ancak bu şekilde gecikmeksizin karşılanabileceğini kaydetti.

Levine, "Korkunç şiddet eylemlerinin sorumlularının adalet önüne çıkarılması için çaba harcanırken mültecilerin günah keçisi haline getirilmemesi için şimdi her zamankinden daha tedbirli olmamız gerekir" dedi ve sözlerine şunları ekledi: "Siyasi liderler, ayrışmayı ve güvensizliği kışkırtan aşırılıkçıların tuzağına düşmek yerine, nefret ideolojileri yüzünden yer değiştirmek zorunda kalanları koruma cesareti ve kararlılığı göstermelidir."