(Paris, 3 Temmuz 2014) İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) bugün yaptığı bir açıklamada, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Fransa'nın yüzü tümüyle örten peçe takılmasına yönelik toptancı yasağını onaylayan kararının Müslüman kadınların haklarını ihlal ettiğini belirtti. Yasak kadınların din ve inançlarını özgürce ifade etme ve kişisel özerklik haklarını ihlal ediyor. 

İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün Batı Avrupa bölgesi araştırmacısı Izza Leghtas "Fransa'nın yüzün tümünü örten peçelerin kamuya açık alanlarda toptan yasaklamasına onay mührü vuran AİHM kararı düşkırıklığı yarattı" dedi. "Bu tür yasaklar peçe takmayı tercih eden kadınların haklarını ihlal etmekle kalmıyor, kendi iradeleri dışında peçe takmaya zorlanan kadınları da korumaktan aciz kalıyor. Bu anlamda başka ülkelerdeki kadınları belli bir biçimde giyinmeye zorlayan yasalardan çok da farkları yok."

Fransa'nın 2010 yılında söz konusu yasağı getirmesinden bu yana, başka kişi ve örgütlerle birlikte, İnsan Hakları İzleme Örgütü de bu yasağın burka veya nikap giymeyi tercih eden insanların din ve ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini ve ayırımcı olduğunu iddia ediyor. Yüzün tümünü örten peçelere yönelik benzer yasaklar, Belçika'da ve İspanya'nın Katalonya bölgesindeki bazı şehirlerde de yürürlükte.

İnsan Hakları İzleme Örgütüne göre, tarafsız bir şekilde formüle edilmiş de olsalar, doğrudan İslami peçeyi de hedef alsalar, böylesi yasaklar Müslüman kadınları orantısız bir şekilde etkiliyor ve dolayısıyla da Müslüman kadınların din ya da cinsiyet temelli bir ayırımcılığa uğramama haklarını ihlal ediyorlar.

AİHM daha önce Türkiye ve İsviçre'deki eğitim kurumlarında dini giysilere ve türban takılmasına yönelik kısıtlamaları onaylamıştı. AİHM S.A.S isimli kişinin Fransa'ya karşı açtığı davada aldığı Genel Kurul kararıyla ilk defa, kamuya açık yerlerde yüzün tümünü örten peçelerin toptan yasaklanması konusuna ilişkin bir tavır almış oldu.  Mahkeme, Fransız hükümetinin yasağın kadın ve erkekler arasındaki eşitliği ve güvenliği sağlamak için gerekli olduğu yönündeki tezini reddetse de,  yüzün tümünü örten peçenin bireyler arasındaki etkileşimi engellediği yönündeki tezini kabul etti ve net bir şekilde tanımlanmamış "birlikte yaşama" hedefini gerekçe göstererek yasağı onayladı.

Azınlıkta kalan yargıçlar ise yazdıkları muhalefet şerhinde, yasağın meşru bir amacı hedeflediği tezini reddettiler ve yasağın her halükarda aşırı geniş kapsamlı olduğunu ve demokratik bir toplumda gerekli olmadığını belirttiler. Karara muhalif kalan yargıçlar, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) atıfla, karar "sözleşme ile teminat altına alınan somut bireysel hakları, soyut bazı ilkeler uğruna feda ediyor" dediler.

Karara konu olan Dava "S.A.S." isimli, bazen nikap (sadece gözleri açıkta bırakan bir tür peçeli çarşaf) giyen Fransa vatandaşı müslüman bir kadın tarafından açılmıştı. "S.A.S." Fransa'da yüzün tümünü örten peçeye yönelik olarak uygulanan yasağın, din ve ifade özgürlüklerini ve özel yaşamın mahremiyeti hakkını ihlal ettiğini iddia etmişti. Ayrıca yasağın cinsiyet, din ve etnik köken temelinde ayırımcı olduğunu da ileri sürmüştü.

Fransa yasağı, kamuoyunda laiklik, kadın hakları ve güvenlik konularında  ateşli tartışmaların sürdüğü bir ortamda, 2010 yılında kabul edilen bir yasa ile getirdi. Söz konusu yasa kamuya açık alanlarda yüzün tümünü örten giysiler giymeyi 150€ (Yaklaşık 450₺) para cezası ve/veya zorunlu vatandaşlık eğitimi ile cezalandıran bir suç olarak tanımlıyor. Yasa ayrıca, haklı olarak, başka bir insanı yüzünü örtmeye zorlamayı bir yıla kadar hapis ve 30 000€ (Yaklaşık 90 000₺) para cezasıyla veya söz konusu şahıs reşit değilse, iki yıla kadar hapis ve 60 000€ (Yaklaşık 180 000₺) para cezasıyla  cezalandırılan bir suç olarak tanımlıyor.  Yasa yürürlüğe 2011 yılının Nisan ayında girdi.

Hükümete laiklik konusunda tavsiyelerde bulunmakla görevli bir kurum olan Fransız Laiklik Gözlemevi'nin (Observatoire de la laïcité) verilerine göre, yasağın yürürlüğe girdiği 2011 yılının Nisan ayından, 2014 yılının Şubat ayına dek, emniyet görevlileri 594 kadına yüzlerini tümüyle örten peçeler taktıkları için para cezası kestiler. Bu kadınların bir çoğuna, birden fazla defa para cezası kesildi.

Yasağı savunmak için sık sık dile getirilen ve AİHM tarafından reddedilen bir tez, yasağın, yüzlerini örtmeye zorlanan kadınları özgürleştirdiğini ileri sürüyor. Ne varki yasak gerçekten de yüzlerini örtmemeye zorlanan kadınları evlerinde kapalı kalmaya zorlayabilir, onların toplu taşıma araçlarını kullanmalarını, kamuya açık binalara girmelerini ve hatta sokakta yürümelerini engelleyebilir ve böylece toplumdan daha da fazla soyutlanmalarına neden olabilir.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, "S.A.S" gibi dini inançlarını ifade etmek için yüzü tümüyle örten peçe takmayı tercih eden kadınlar söz konusu olduğunda ise, bunun, herhangi bir yasayı ihlal etmeden, özgürce yapabilmesi gerektiğini söylüyor.

Nitekim Fransa'nın ülkede yaşayan herkesin din ve ifade özgürlüğünü ve kişisel özerkliğini korumasını ve bu haklara saygı duymasını gerektiren ve hem Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinden, hem de Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülükleri var. Her iki sözleşme de bu hakların bazı kısıtlamalara tabi olabileceğini söylese de, bu kısıtlamaların kamu güvenliğinin veya kamu düzeninin sağlanması gibi meşru bir amacı gütmesi ve orantılı olması gerekiyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü, Fransa'daki gibi toptancı bir yasağın orantısız olduğunu iddia ediyor.

İfade özgürlüğünün en önemli unsurlarından biri, insanları şoke eden, rahatsız eden, ya da inciten görüşleri ifade edebilme hakkı. AİHM kararına muhalefet eden iki yargıcın dediği gibi "Farklı kültürel ya da dini kimlik modelleri Fransız veya Avrupa yaşam tarzından ne kadar uzak olurlarsa olsunlar, böylesi modeller tarafından incitilmeme hakkı diye bir hak yok."

Kamuya açık yerlerde "yüzü örtme amacını güden giysiler giyme" yasağı, tarafsız gibi görünse de, aslında öncelikle ve özellikle Nikap veya Burka giyen Müslüman kadınları etkiliyor ve dolayısıyla ayrımcılık yapıyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne göre, AİHM'in, yasağın özellikle Müslüman kadınları olumsuz etkilediğini kabul etmesi, ancak yine de yasağın haklı olduğuna hükmetmiş olması, çok rahatsızlık verici bir gelişme.

Nikap ve burka'ya yönelik toptancı yasakları uluslararası insan hakları uzmanları da kınadılar. Avrupa Konseyi'nin İnsan Hakları eski komiseri Thomas Hammarberg, yüzün tümünü örten peçelere yönelik toptancı yasakları, "bireysel mahremiyet hakkının akılsızca ihlali" olarak nitelendirdi. Avrupa Konseyi Parlementerler Assemblesi de, evlerine kapanan, eğitim kurumlarından ve kamuya açık yerlerden dışlanan kadınların maruz kaldığı olumsuz etkilerine dikkat çekerek, bu tür yasaklara karşı çıktı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Suudi Arabistan, İran ve Taliban yönetimi altındaki Afganistan gibi ülkelerde uygulanan ve kadınları saçlarını ya da yüzlerini kapamaya zorlayan politikalara da, bu tür politikaların kadınların kişisel özerkliklerini ve ifade, din ve inanç özgürlüklerini ihlal ettiği gerekçesiyle, karşı çıkmıştı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne göre Fransa yüzlerini örtmeyi tercih eden kadınları suçlu olarak görmeye bir son vermeli ve yüzlerini örtmeye zorlanan kadınları da onları kamuya açık alanlardan dışlamadan korumalıdır.

Leghtas, "Fransa'daki ve her yerdeki kadınlar, keyifleri nasıl istiyorsa öyle giyinebilmeldir," dedi. "Bu kadınların, başkaları ne düşünürse düşünsün, yüzlerinin tümünü örten bir peçe takmaya ya da takmamaya kendi başlarına karar verebilmesi de demektir."