(İstanbul, 11 Aralık 2009) - İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch), Anayasa Mahkemesi'nin Demokratik Toplum Patisi'nin (DTP) kapatılması yönünde bugünkü kararının Türkiye'nin acilen anayasal reforma ve yasalarının insan haklarına uygun olmasını sağlamaya ihtiyacı olduğunu gösterdiğini söyledi.

Mahkeme DTP'nin "... devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiği gerekçesiyle, DTP'nin temelli kapatılmasına" oy birliğiyle karar verdi ve 37 kişiye beş yıllık siyaset yasağı getirdi. DTP, Anayasa Mahkemesinin kurulduğu 1962 yılından beri kapatılan 25. parti oldu.

İnsan Hakları İzleme Örgütü Türkiye raportörü Emma Sinclair-Webb, "mahkemenin bir partiyi daha kapatma kararı, siyasi katılımı güvence almak için acilen anayasal reforma ihtiyaç olduğunu göstermektedir" dedi ve sözlerine şöyle devam etti: "DTP, uluslararası insan hakları standartlarına uyumlu olmayan yasaların son kurbanıdır."

Siyasetten beş yıl için menedilen DTP üyeleri arasında genel başkan ve milletvekili olan Ahmet Türk ile bir diğer milletvekili Aysel Tuğluk da bulunuyor. Bu iki şahsın milletvekillikleri düşürüldü. Partinin malvarlığı da hazineye geçecek.

Kapatma ve siyasi yasaklamaların nedenlerini ortaya koyacak olan gerekçeli karar henüz yayınlanmadı. Ancak kararı açıklayan Anayasa Mahkemesi başkanı Haşim Kılıç'ın yaptığı konuşmada,  DTP ile yasaklanmış olan PKK arasında ayrım olmadığı ima edildi. Kılıç şunları söyledi: "Dünyanın hiçbir yerinde terör ve şiddete bulaşmış bir siyasi partiye ne ifade özgürlüğünde ne de örgütlenme özgürlüğünde hak verilebilmektedir."

Yargıtay başsavcısı, 16 Kasım 2007 tarihinde hazırladığı iddianamesinde partinin kapatılmasını talep etmişti ve dava o zamandan beri mahkemede beklemekteydi. İddianamede DTP'nin PKK ile bağları olduğu iddia edilmekteydi.

İddianamede yer verilen kanıtların büyük kısmı, partinin milletvekillerinin, belediye başkanlarının ve yöneticilerinin yaptıkları konuşmalar ve verdikleri demeçlerden oluşmaktadır. Ancak bu konuşmalar ve demeçler açıkça şiddeti övmemekte ve savunmamaktadır. Davayla ilgili daha detaylı değerlendirme, arka plan ve siyasi partilerle ilgili uluslararası insan hakları standartları için lütfen bkz. "DTP Aleyhine Açılmış Davayla ilgili Soru ve Cevaplar."

Son aylarda Adalet ve Kalkınma Partisi hükümeti Türkiye'deki Kürtlerin hakları konusunda yeni düzenlemeler yapma kararlığını ilan etmekteydi. 13 Kasım 2009'da mecliste yapılan görüşmede hükümet, "demokratik açılım" aracılığıyla temel hakların ve Türkiye'deki tüm grupların özgürlüklerinin iyileştirilmesi ve genişletilmesi çabalarında kararlı olduğunu ilan etmiştir.

Emma Sinclair-Webb, "DTP'nin kapatılması, Kürt sorununun çözümü ve azınlık haklarının garanti altına alınması çabalarına karşı bir darbedir" dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü: "Gelecekte bu tür kapatılmaların olanaklı olmaması için hükümet, acilen anayasayı ve siyasi partiler yasasını özden geçirmelidir".

Temmuz 2008'de hükümetteki AKP, kapatılmaktan kıl payı kurtulmuştu. AKP, uzun vadede İslam devleti kurmayı hedefleyen, laiklik karşıtı faaliyetler içinde olmakla suçlanmışı.