Ekrem Eylisli, Azerbaycanlı yazar ve “Taş uykular” isimli romanın yazarı, Bakü, Azerbaycan, Şubat 3, 2013

© 2013 Aziz Karimov

(Moskova) – İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) bugün yaptığı açıklamada, Azerbaycan hükümetinin yazar Ekrem Eylisli’ye karşı yürütülen düşmanca tehdit ve yıldırma kampanyasına derhal bir son vermesi gerektiğini söyledi. Eylisli, kısa bir süre önce, Azerbaycan’da yaşayan etnik Azeriler ve Ermeniler arasındaki ilişkileri anlatan tartışmalı bir kısa roman yayınlamıştı.

Yabancı hükümetler ve Azerbaycan’ın üyesi olduğu hükümetlerarası kuruluşlar bu yıldırma kampanyasına karşı seslerini yükseltmelidirler. Yetkili makamları da Eylisli’ye yönelik tehditlerden sorumlu olanların bir an evvel araştırılması  ve ifade özgürlüğüne saygı gösterilmesi için zorlamalıdırlar.

İnsan Hakları İzleme Örgütü Avrupa ve Orta Asya direktörü Hugh Williamson    ,     “Azerbaycan makamlarının Ekrem Eylisli’yi korumakla yükümlü olduğunu” belirterek “Ancak hükümet bunun yerine, Eylisli’yi sindirmeye yönelik çabalara öncülük ediyor, tehlikeli bir karalama kampanyası ve düşmanca söylemlerle yazarın hayatını tehlikeye atıyor” dedi.

Sovyet döneminden bu yana Azerbaycan Yazarlar Birliği üyesi olan Eylisli, Taştan Rüyalar adlı eserin yazarı. Romanda, iki ülkenin savaştığı 1920’li yıllarda ve Sovyet döneminin sonlarında etnik Azerilerin Ermenilere uyguladığı şiddet de anlatılıyor. Eylisli İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne bu romanı iki millet arasında bir dostluk çağrısı olarak gördüğünü söyledi. Kısa roman Aralık 2012’de Halkların Dostluğu adlı bir Rus edebiyat dergisinde yayınlanmıştı.

Azerbaycan ve Ermenistan, Azerbaycan sınırları içinde yer alan ve ağırlıklı olarak Ermeni nüfusa sahip Nagorno-Karabağ (Dağlık Karabağ) özerk bölgesi uğruna yedi yıl boyunca savaştı. 1994’te ateşkes ilan edilmesine rağmen, çatışmayla ilgili henüz siyasi bir çözüme ulaşılmış değil. Söz konusu çatışmanın çözümsüzlüğü devam ederken, Eylisli’nin Ermenileri sempatik bir biçimde kaleme alması ve Ermenilere yönelik şiddeti kınaması, Azerbaycan’da galeyana yol açtı. Eylisli’ye yönelik nefret dolu ifadeler ve tehditler 2013 Ocak ayı sonunda başladı ve giderek şiddetlenerek 11 Şubat’ta hükümet yanlısı Modern Musavat partisi başkanı Hafız Hacıyev’in yaptığı bir açıklamayla doruğa ulaştı. Hacıyev Eylisli’nin kulağını kesecek kişiye 10,000 Azerbaycan Manatı (yaklaşık 22,500 TL) ödeyeceğini beyan etti.

Williamson “Azerbaycan makamları Eylisli’nin tehdit edilmesinden sorumlu olan herkes hakkında derhal soruşturma başlatmalı ve bu kişilerden hesap sormalı. İlaveten, Eylisli’nin kişisel güvenliğini sağlamalıdır” dedi.

29 Ocak günü, Azerbaycan’ın iktidar partisi Yeni Azerbaycan yetkilileri Eylisli’nin kitabını geri çekmesi ve halktan özür dilemesi gerektiğini açıkladılar. Eylisli İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne bu açıklamadan iki gün sonra yaklaşık 70 kişilik bir grubun evinin önünde toplandığını ve “Ekrem, ülkeyi hemen terk et” ve “Yazıklar Olsun” diye bağırdıklarını ve resim ve kuklalarını yaktıklarını anlattı. Tanıklar İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne olay yerinde polisin bulunduğunu ama kalabalığı dağıtmak için hiçbir bir gayret göstermediklerini söyledi. Eylisli’nin evi herhangi bir zarar görmedi.

Azerbaycan cumhurbaşkanlığından üst düzey bir yetkilinin, Eylisli’nin kitabı hakkındaki bir konuşma sırasında sarfettiği “Bizler, Azerbaycan halkı olarak, bu kişilere karşı toplumsal nefretimizi dile getirmeliyiz” ifadesinin de Eylisli’yi hedef aldığı anlaşılıyor.
Azerbaycanlı bazı milletvekilleri 1 Şubat tarihindeki bir Meclis oturumunda Eylisli’yi kınayarak “Halk Yazarı” ünvanının ve madalyalarının geri alınması çağrısında bulundular ve etnik kökeninin belirlenmesi için DNA testi yaptırmasını istediler. Başkan İlham Aliyev 7 Şubat günü, Eylisli’nin 1998 yılından beri taşıdığı ünvanın geri alınması ve cumhurbaşkanlığı tarafından 2002 yılında kendisine bağlanan 1000 Azeri Manatı (2,250 TL) tutarındaki maaşının kesilmesine yönelik bir kararnameyi imzaladı. Eylisli bu başkanlık kararını televizyondaki haberlerden öğrendi.

Kamuoyundaki bu yaralayıcı ifadelerin ardından, Eylisli’nin eşi ve oğlu işlerinden atıldılar. 4 Şubat’ta Azerbaycan gümrük müdürlüğünün üst düzey bir yetkilisi, Eylisli’nin oğlu Necef Naibov-Eylisli’yi bölüm şefi olarak çalıştığı işinden “gönüllü” olarak istifa ettiğini belirten bir ifade imzalaya zorladı. Eylisli İnsan hakları İzleme Örgütü’ne, oğlunun çalıştığı 12 yıl boyunca tek bir kınama cezası dahi almadığını söyledi.

“Oğlumun politikayla işi yoktur,” diyen Eylisli “Aslında bana hep siyaset hakkında  yazmamamı söylemiştir ve görüşleri benim siyasi görüşlerimle de hiçbir zaman uyuşmamıştır,” dedi.

5 Şubat günü, Eylisli’nin eşi Galina Aleksandrovna çalıştığı halk kütüphanesindeki görevinden, birkaç gün önce duyurulan bir teftiş ertesinde, “gönüllü” olarak istifa ettiğina dair bir açıklama imzalamaya zorlandı.

Azerbaycan’ın bir çok şehrinde, bazıları iktidar partisince örgütlenen, Eylisli’nin eserlerini sokaklarda yakıldığı eylemler yapıldı.

Williamson “Azerbaycan hükümeti, ifade özgürlüğünün korunmasına dair uluslararası yükümlülüklerini alay konusu haline getiriyor,” dedi. “Azerbaycan yetkililerinin daha geçen ay Avrupa Konseyi nezdinde hükümetin insan hakları karnesinin çığırtkanlığını yapmak için Strasburg’a akın ettiği düşünüldüğünde, bu çok şaşırtıcı bir durum".

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, ifade özgürlüğünün toplum için şok edici ve rahatsızlık verici olan görüşleri de kapsadığına dair ilkeyi sabit gördüğü çok sayıda kararı bulunmaktadır. Mahkeme, Nagorno Karabağ çatışmasına ilişkin bir konuşmayla ilgili bir davada Azerbaycan aleyhine verdiği kararında,  “[İ]fade özgürlüğü yalnızca hoşnutlukla karşılanan değil, rahatsız, şok ve rencide eden bilgi ve görüşler için de geçerlidir,” demiştir.