(Londra) – İnsan Hakları İzleme Örgütü bugün yayınladığı raporunda Suriye hükümetinin öğrencileri sorguladığını, düzenledikleri gösterilere şiddet kullanarak saldırdığını ve okullara askeri saldırılar yapıldığını açıkladı. Örgüt, hem hükümet güçlerinin hem silahlı muhalif grupların okulları askeri üs, kışla, gözaltı merkezi ve keskin nişancı noktası olarak kullandıklarını, bu şekilde eğitim mekânlarının askeri hedefe dönüştürüldüğünü ve bu durumun da öğrencileri tehlikeye attığını bildirdi.

33 sayfalık “Artık Güvende Değiller: Suriye’de Öğrenciler ve Okullar Saldırı Altında” başlıklı rapor Suriye’nin başta Dara, Humus ve Şam eyaletinden kaçan ve aralarında 16 öğrenci ve 11 öğretmenin de bulunduğu 70 görüşmeye dayanılarak hazırlandı. Rapor, çatışmanın her iki tarafının da okulları askeri amaçlarla kullandığını ortaya koyuyor. Raporda ayrıca öğretmenlerin ve devlet güvenlik birimlerinin öğrencileri hükümet karşıtı faaliyetlerle bağlantılı olarak sorguladıkları ve dövdükleri, ilaveten güvenlik güçleri ve hükümet yanlısı milis gücüşabihanın öğrencilerin barışçıl gösterilerine saldırdıkları kaydediliyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne ulaşan bilgilere göre, hükümet güçleri askeri amaçla kullanılmayan bazı okul binalarına da saldırı düzenliyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü çocuk hakları araştırmacısı Priyanka Motaparthy“Suriyeli çocuklar, savaşın hiç bir çocuğun maruz kalmaması gereken dehşetini yaşamak zorunda bırakıldılar – sorgulandılar, hedef alındılar ve saldırıya uğradılar. Okulların güvenli sığınaklar olması gerekir. Oysa bir zamanlar eğitime önem veren bu ülkede, birçok Suriyeli çocuk temel eğitim bile alamıyor ve geleceğe ilişkin umutlarını kaybediyor” dedi.

Suriye’de iki yıldan uzun süredir yaşanan şiddetli çatışmalar esnasında kimi çocuklar aylarca kimileri de bir yıldan fazla zamandır eğitimlerine ara vermek durumunda kaldılar. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’na (UNICEF) göre ülkedeki beş okuldan en az biri artık faal değil. Binlerce okul yıkılmış, hasar görmüş durumda veya şiddetten kaçanlarca barınak olarak kullanılıyor Bir çok okul da savaşçılara veya askeri birimlere ev sahipliği yapıyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün aktardığı bilgilere göre, aralarında öğretmenlerin de bulunduğu Suriye hükümet ajanları, Dara, Humus şehirleri ve Şam’da bulunan altı okulda baskın, gözaltı ve sorgulamalar yaptı. Öğrencilerin korkarak evde kalmalarına neden olan bu soruşturmaların başlıca hedefi ise kendilerinin ve ailelerinin siyasi görüşlerini ve herhangi bir hükümet karşıtı faaliyette bulunup bulunmadıklarını öğrenmekti. Kimi sorgularda hükümet karşıtı eylemlere karışan öğrenciler dövüldü.

Mayıs 2012’ye kadar Humus’ta dördüncü sınıfa gitmekte olan Abdou, matematik öğretmeninin kendisine babasının evde silahı olup olmadığını ve ailesinin hükümetin vatandaşlara yönelik kötü muamelelerini yayınlayan haber kanallarını izleyip izlemediğini sorduğunu anlattı. Abdou, hükümet karşıtı bir gösteriye katıldığını söylemesi üzerine öğretmeninin onu müdürün yanına gönderdiğini, müdürün de ona lastikli hortumla beş kez vurduğunu söyledi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün konuştuğu öğrenciler, veliler ve öğretmenler hükümet güvenlik güçleri ve milislerin barışçıl öğrenci gösteri ve yürüyüşlerine saldırdıkları ve hatta ateş ettiklerine tanık olduklarını, kimi vakalarda öğrencilerin yaralandığını ifade etti. 14 yaşındaki Şamlı Somaya yaşadıklarını “[gösterimize saldırdıklarında] Beni yere fırlattılar ama kaçmayı başardım... Bize ateş ettiler. Bir kız elinden yaralandı... Bütün kızlar kaçtı” diye anlattı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Suriye silahlı kuvvetlerinin çatışma bölgelerinde askeri amaçlarla kullanılmayan okullara kara ve hava saldırısı düzenleyerek savaş suçu işlediğini de kaydetti. 2012 yılı ortalarında hükümet güçleri ve milisler Dara’da, içinde öğrencilerin bulunduğu okullara ateş açtı. Hükümet güçleri ayrıca Suriye’nin kuzeyindeki okul binalarına en az iki hava saldırısı düzenledi.

14 yaşındaki Daralı Salma, İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne 2012 yılı ortalarında henüz açık olduğu dönemde okula, hükümet güçlerinin iki kez ateş açtığını şöyle anlattı: “Tank okula [okul alanına] girdikten sonra, makineli tüfekle okulun duvarlarını kurşunladı. Bunun üzerine öğrenciler korunmak için yere yattı. Yarım saat boyunca sıralarımızın altında saklandık [ancak sonrasında eve gidebildik].” Saldırının gerçekleştiği dönemde okulda muhalif savaşçıların olduğuna dair herhangi bir bilgi bulunmuyordu.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, gerek hükümet güçlerinin gerek silahlı muhalif grupların okulları işgal edip komuta merkezi, kışla, gözaltı merkezi ve benzeri askeri amaçlar için kullanarak çocukların güvenliğini ve eğitim hakkını tehlikeye attıklarını söyledi.

Hükümet güçleri Şam vilayetindeki en az iki okulun çatılarına keskin nişancılar yerleştirdi. Bu okullardan biri hâlâ faaldi. Her iki taraf da, kimilerinde eğitimin hâlâ sürdüğü okullara birliklerini konuşlandırarak buraları birer askeri hedefe dönüştürmek suretiyle öğrencileri ve okul görevlilerini tehlikeye attı.

Motaparthy hükümet güçleri ve silahlı muhalif grupların çocukların hayatları ve eğitim hakkını koruma sorumlulukları bulunduğunu hatırlatarak “Okulların askeri amaçlarla kullanılması çocukları tehlikeye atıyor ve onların geleceğe dair umutlarını yıkıyor” dedi.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO) İstatistik Kurumu verilerine göre, Suriye’de ayaklanmaların başladığı Mart 2011 öncesinde okul çağındaki çocukların yaklaşık %93’ü ilköğretime, %67’si ortaöğretime devam ediyordu. 15-24 yaş arası nüfusun yaklaşık %95’i okur yazardı.

Yerel sivil konseyler ve aktivist gruplar, hükümet okullarının yıkıldığı veya güvenli olmaktan çıktığı ve muhaliflerin kontrolüne geçtiği yerlerde kendiliğinden okullar ve topluluk sınıfları açtı. Topluluklar bu okulları camilerde ve evlerde devam ettiriyorlar. Ancak ne yeterli öğretmenleri ne de okul malzemesi ve eğitim materyalleri bulunuyor. Bu programların sürdürülmesi, müfredatın geliştirilmesi, öğretmenlere ödeme yapılması ve daha fazla öğrenciye ulaşılması için ise destekçi hükümetlerin ve insani yardım gruplarının bağışlarının artırılmasına ihtiyaç bulunuyor.

“Çocukların silahlı çatışmalar sırasında eğitimlerine devam edebilmeleri için acil ve telafi edici eğitim desteğinin çok önemli olduğunu” belirten Motaparthy “İhtiyaç duydukları her yerde, Suriyeli çocuklara eğitim yardımı yapılması için ilgili hükümetler ve BM Güvenlik Konseyi’nin gereken önlemleri mutlaka almaları gerekiyor” dedi.