İnsan Hakları İzleme Örgütü neden Suudi Arabistan’a silah ambargosu uygulanması için çağrı yapıyor?

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Suudi Arabistan’a yapılan tüm silah satışlarının askıya alınması çağrısını, bir yıl boyunca Suudilerin liderliğindeki koalisyonun Yemen’de yürüttüğü ve siviller üzerinde yıkıcı etkiye sebep olan çok sayıda hukuksuz hava saldırısını belgeledikten sonra yapıyor.  Suudi Arabistan hukuk dışı hava saldırılarına ilişkin uluslararası insancıl hukukun gerektirdiği soruşturmaları yürütmek yerine, ısrarla bu ihlallerin varlığını ya reddetti ya da küçümsedi ve hakikatlerin ortaya çıkması için yürütülen uluslararası çabaları engelledi. Geçen sene çatışmalarda 3,200’den fazla Yemenli sivil hayatını kaybetti ve Birleşmiş Milletler’e (BM) göre bu insanların çoğunluğu koalisyon bombardımanlarıyla öldürüldü.

Sadece İnsan Hakları İzleme Örgütü bile koalisyonun 36 hukuksuz hava saldırısı gerçekleştirdiğini ve pazar yerlerine, hastanelere ve yerleşim alanlarına da yapılan bu saldırılarda 550’den fazla sivilin öldürüldüğünü belgeledi. Bu saldırılar ya siviller ile savaşçılar arasında bir ayrım gözetmemişti ya da orantısız sivil ölümlerine sebep olmuştu. Ayrıca, Suudi Arabistan siviller için uzun vadeli tehlikelere sebep olan ve hedef gözetmeyen bir silah olan misket bombalarını kullanmaya da devam ediyor. Misket bombaları 2008 yılında yürürlüğe giren ve 118 ülkenin kabul ettiği Misket Bombalarına İlişkin Sözleşme’yle yasaklandı. Ne var ki Suudi Arabistan ve Yemen bu sözleşmeye taraf değiller.

Yaptığı tam kapsamlı silah ambargosu için çağrısıyla İnsan Hakları İzleme Örgütü, Suudi Arabistan’ın Yemen’de savaş hukukunu daha fazla ihlal etmesini önlemeyi amaçlıyor.

Yemen’deki çatışmada dokuz ülkeden oluşan bir koalisyon söz konusuyken İnsan Hakları İzleme Örgütü neden sadece Suudilere yönelik bir silah ambargosu çağrısı yapıyor?

Suudi Arabistan, koalisyonun liderliğini yapan üyesi, askeri operasyonun komuta kontrol birimi Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad'da bulunuyor ve operasyonda Suudilerin savaş uçakları ağırlıklı bir rol oynuyor.

Koalisyonun diğer üyelerinin hava saldırılarındaki rolleriyle ilgili bilgiler kısıtlı. Ancak çatışmanın diğer taraflarının rolleriyle ilgili daha fazla bilgiye ulaşılması halinde İnsan Hakları İzleme Örgütü ambargo çağrısının kapsamını genişletebilir. İlaveten, İnsan Hakları İzleme Örgütü hukuksuz saldırılarda kullanılabilecek veya misket bombaları ya da anti-personel kara mayınları gibi yasaklanmış silahların diğer koalisyon üyelerine satılmasına ve tedarik edilmesine de itiraz edecektir.

İnsan Hakları İzleme Örgütü daha önce başka ülkeler için silah ambargosu çağrısı yaptı mı?

İnsan Hakları İzleme Örgütü bir silahlı çatışma sırasında hukuksuz biçimde kullanılabilecek veya genel olarak yasaklanmış silahların satışlarının veya tedarik edilmelerinin yasaklanması için çağrı yapacaktır. Çatışmanın taraflarından birinin sistematik olarak hukuksuz saldırılar gerçekleştirdiği veya geniş bir alana yayılmış ya da uzun süre boyunca çok sayıda hukuk dışı saldırı yaptığı ve böylesi saldırıların soruşturulması ve gereğince cezalandırılması için uygun adımları atmadığı —yani, ileride de hukuksuz saldırılara devam etmeye niyetli olduğunu gösterdiği— durumlarda kapsamlı silah ambargosu için çağrıda bulunmuştu. Son yıllarda Güney Sudan, Suriye ve İsrail/Filistin’deki silahlı çatışmanın taraflarına silah satışlarının ve transferlerinin askıya alınması için de çağrı yaptık.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Husilere de silah yasağı uygulanması için çağrı yapıyor mu?

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Ensarullah olarak da bilinen Husilere, başta güdümsüz "Grad-tipi" roketler ve anti-personel kara mayınları olmak üzere, hukuksuzca kullanılma ihtimali olan silahların satışının veya tedarik edilmesinin yasaklanmasını destekliyor.

Yemen hükümeti ve Suudi Arabistan’ın insan hakları ihlallerine ilişkin iddiaları araştırdıklarını söyledikleri bir zamanda, İnsan Hakları İzleme Örgütü neden bir silah ambargosu çağrısında bulunuyor?

Ne Suudi Arabistan’ın ne de Yemen hükümetinin koalisyon güçlerinin işlediği iddia edilen savaş hukuku ihlallerine ilişkin inandırıcı ve tarafsız soruşturmalar yürüttüğüne dair herhangi bir kanıt bulunuyor. Ayrıca hukuk dışı saldırılardaki rolleri nedeniyle koalisyon personeline yönelik herhangi bir disiplin veya ceza soruşturması adımı atıldığına dair herhangi bir rapor da yok. Basın açıklamamızda da belirtildiği üzere, koalisyonun askeri sözcüsü 31 Ocak 2016’da, Suudi Arabistan’ın koalisyonun angajman kurallarını değerlendirmesi için yeni oluşturduğu komitenin "iddiaları soruşturmak için değil" ve fakat "koalisyonun komuta düzeyinde prosedürlerin hassasiyetle uygulandığından emin olmak" üzere kurulduğunu açıkladı.

Bu arada sivilleri öldüren hava saldırıları da devam etti: Basında çıkan haberlere göre, Suudi Arabistan’ın 16 Mart’ta Yemen’in kuzeyine gerçekleştirdiği üç hava saldırısı bir pazar yerini vurduğunda en az 78 sivil ölürken, 100’den fazlası da yaralandı.

ABD, BK ve Fransa’nın, Suudi Arabistan’a silah ambargosu uygulamak yerine, Yemen’de sivil zayiatı en aza indirecek daha hassas silahları satması daha iyi olmaz mı?

Sadece daha hassas silahlara sahip olmak bu silahların savaş hukukunu ihlal etmekte kullanılmayacağını garanti etmez. Suudi Arabistan’ın elinde zaten yüksek teknolojili silahlar var ve bunları Yemen’deki çatışmalarda kullandı. İlaveten, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün incelediği hukuksuz hava saldırılarının birçoğunda, kullanılan silahların geçerli bir askeri hedefe isabet etmek yerine yanlışlıkla sivilleri vurduğuna dair bir belirti yok —bombalar genellikle aleni bir askeri hedefin görülmediği ve civarında da yüksek olasılıkla askeri bir hedefin olmadığı alanları vuruyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü araştırmacılarının Yemen’de tespit ettiği misket bombaları ve diğer silah kalıntılarının oraya yerleştirilmediğini ve gerçek olduğunu nereden bileceğiz?

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün Yemen’deki araştırmacıları olay yeri saha incelemeleri sırasında ve saha ziyaretlerinin çok riskli olduğu bölgelerde uzaktan yürüttükleri incelemeler sırasında tanık ifadeleri, fotoğraf, video, uydu görüntüleri ve coğrafi konum verisi gibi çeşitli kanıtlar topladılar. Malzemeler analiz edildi ve aralarında Uluslararası Af Örgütü, uluslararası gazeteciler ve tekil Yemenli vatandaşlar gibi başka bir dizi kaynaktan edinilen kanıtlarla karşılaştırıldı. Bu analizler, görsellerde ve video görüntülerinde gömülü olan üst verilerin ve söz konusu her alanın jeo-lokasyonunun (coğrafi konum belirlemesi) geçerliğinin doğrulanmasını da kapsıyordu. İnsan Hakları İzleme Örgütü savaştan kalan mühimmatın ve patlayıcı kalıntıların teşhisini de uluslararası bağımsız mayın temizleme uzmanları ve silahlanma araştırma uzmanları ile doğruladı. İnsan Hakları İzleme Örgütü bu yöntemi kullanarak uluslararası topluluğu, örneğin Libya’daki emniyetsiz silah depolarının, Suriye’de kimyasal silah kullanımının ve Ukrayna’nın doğusundaki çatışmada yaygın misket bombası kullanımının yarattığı tehditlerle ilgili uyarabilmişti.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Mart 2015’ten bu yana Yemen’in 21 vilayetinin en az beşinde, Amran, Hacca, Hüdayda, Sada ve San’a’da, birden çok bölgede havadan atılan veya yerden fırlatılan altı farklı tipte misket bombasının kullanıldığı vakaları tespit etti. Bu misket bombaları çoğunlukla ABD’de üretilmişti ama içlerinde Brezilya’da üretilmiş ve bu ülkeden ihraç edilmiş bir misket bombası da vardı. Bu silahların arasında ABD’de üretilen ve daha önce hiçbir savaşta kullanılmamış en son model misket bombası da, 1970 ve 1980’lerde üretilmiş misket bombaları da bulunuyor. Hal-i hazırda Yemen’in kuzeyinde faaliyet gösteren Husiler gibi bir grubun, coğrafi olarak böylesine ayrı noktalarda patlamamış, ateşlenmeye hazır savaş mühimmatına ve bu silahların fırlatıldığı sistemlere sahip olması çok mümkün değil.

Yabancı ülkelerin sattığı silahlardan hangilerinin Yemen’deki hava saldırılarında hukuksuzca kullanıldığını tespit ettiniz?

İnsan Hakları İzleme Örgütü araştırmacılarının sahadaki araştırmaları havadan atılan güdümsüz bombaların, lazer güdümlü Paveway-serisi gibi güdümlü bombaların, BLU-109 "sığınak patlatan" versiyonu da dahil olmak üzere uydu güdümlü JDAM bombalarının ve çeşitli misket bombalarının kullanıldığını tespit etti. Bu silahlar ABD’de ve aralarında Fransa, İspanya, İtalya ve Birleşik Krallık’ın da olduğu bazı Avrupa ülkelerinde üretiliyor ve ihraç ediliyor. Bu mühimmata ek olarak söz konusu ülkeler Suudi Arabistan’a, kara saldırılarına destek için kullanılan yakın hava destek jeti gibi saldırı uçakları ve bu silahları Suudi Arabistan’a taşıyan helikopterleri de satıyor.